Tag Archives: madonna

[etkinlikler / events] [müzik / music]

MTV VMA 09 – still hot!

Üzerinden iki hafta geçecek neredeyse, ancak ben MTV Video Music Awards 2009 ile ilgili ancak bir iki laf karalayabiliyorum. Tembelliğime veriniz lütfen.

Sabahın bir körü televizyon karşısına geçip gözlerden uyku aka aka MTV izlemek olayına pek aşina değilim açıkcası. NBA maçlarını takip etmeye çalışanlar biliyor sanırım bu durumu fazlasıyla.

Neyse efendim, kuruldum TV karşısına, sahur vakti hem de, arkadan davulcu geçerken başladı tören.

Foto-roman tadında ilerlemek istiyorum, o yüzden eklediğim fotoğraflardaki numaralara göre bir kaç not düşeceğim yazı boyunca, haberiniz olsun.

Madonna / Beyoncé

Kırmızı halı kısmını izlemedim,ancak daha sonradan edindiğim fotoğraflarda görüyoruz ki Beyoncé (1) ve Madonna (2) kırmızı halıda can yakıyorlarmış. Madonna’nın zaten birazdan bahsedeceğim sunuculuk olayı var, Beyoncé ise Single Ladies ile ödül peşinde falan.

Lady Gaga / Kermit

Ancak benim en çok hoşuma giden şey ise canım ciğerim Lady Gaga’yı törene sevgili Kurbağa Kermit’in getirmiş olması (3). Hoş bir çift olduklarını düşünüyorum şahsen.

Unutmadan, gecenin en komik olaylarından birisi Pink ve Shakira’nın törene aynı kıyafetle katılmış olması! For God’s Sake! Photo number (4)

Pink / Shakira

Tören başlar

Madonna / Janet Jackson

İlk olarak sahneye çıkan Madonna, 10 dakikaya yakın süren bir Michael Jackson konuşması yaptı. Sade, içten, olabildiğince Michael Jackson da insandı! temalı bu konuşmayı davetliler ayakta izleyip yine ayakta alkışladılar, dakikalarca. Oradaki coşkuyu TV karşısında gözleri dolarak yaşayan kaç kişi var acaba? (benim dışımda tabi!) (5)

Ardından Michael Jackson Tribute kısmına geçildi. Son zamanlarda izlediğim en güzel şovları bana sunmaya yemin etmiş olan MTV VMA 09, daha burada kalbimi tekmelemeye başladı işte! Onlarca dansçı, MJ’ın farklı kliplerde kullandığı kıyafetlerle ortada geziniyor, O’nun hitleri eşliğinde dans ediyordu. Ardından muhteşem bir Janet Jackson performansı izledik, ağzım burnum kaydı desem yeridir! (6)

Geceye pek çok espri olmaya aday espri serpiştirilmişti; bunlar zaten her törende olan şeyler, alıştık. Ancak kimsenin beklemediği şeyler belki de bu töreni bu kadar çok konuşulur kıldı. Bakınız bir örnek:

Taylor Swift / Kanye West / Beyoncé

Küçük country şarkıcısı kızımız Taylor Swift törende güzel bir performans sergileyip metroda, sokakta  vs. şarkısını söyler. Bu performansın hemen ardından Best Female Video ödülünü You Belong With Me ile alır. Ki kendisi bile çok şaşırır çünkü diğer adaylar arasında Single Ladies ile Beyoncé ve Poker Face ile Lady Gaga gibi farklı,iddialı isimler vardır. Bu şaşkınlık içinde Taylor’cık sahneye gidip ödülünü alır, konuşma yapmaya çalışır fakat o da ne?! Kötü kalpli, ayyaş Kanye sahneye çıkar ve o tarihe geçen(!) sözü söyler! (7)

Yo Taylor, I’m really happy for you, I’ma Let you finish, but Beyonce has one of the best videos of all time!

Beyoncé ablası izlerken şok olur, diğer herkes gibi! But show must go on! Şükürler olsun ki gecenin sonlarına doğru Video of The Year açıklanır, Beyoncé ödülü Single Ladies ile alır ve konuşması sırasında Taylor’ı sahneye tekrar çağırıp konuşmasını bitirmesini ister!  Ablalık bu olsa gerek! (8)

Beyoncé / Britney Spears

Gece boyu pek çok performans sergilendi. Pek çok ödül gitti sahiplerine. Britney Spears, turnedeymiş, yazık! Best Pop Video’yu alıverdi Womanizer ile. Unutmuşum ben kendisini, ödül için canlı yayına bağlanınca görünce şaşırdım. Go grow your kids! diye haykırsam da duyulmadı tabi. (9)

(10) numarada gördüğünüz ise Beyoncé, Single Ladies’i bir salon dolusu insanla birlikte söylerken. Hakikaten 10 numara bir performanstı o da!

Pink / Lady Gaga

(11) numara, MTV VMA 09′daki en farklılardan birisiydi. Pink, yerden metrelerce yükseklikte Sober performansını sergiliyordu ve seyirciler “O-M-G” ler içerisinde izliyordu kendisini.

Ama benim en büyük “O-M-G” nidam tabi ki Lady Gaga’ya gitti. Ya ne olacağıdı? Paparazzi performansı sırasında kadın kan revan içinde kaldı sahnede!! (12) Şarkıya, klibe uygun bir performanstı. Kaldı ki performansın canlı kaydını deli gibi dinliyorum! Muhteşem bir şovla desteklenince sanırım bu yıl izlediğim en iyi performanslardan birisine imza attı kadın.

Zaten gecede Best New Artist ödülünü alarak bu imzanın sağlamlığına inancımı arttırdı Lady Gaga. Ödülü alırken (13) giydiği kıyafet ayrı bir “şok-edici” olsa da, sanırım konuşmasında ödülü “For God and Gays” diyerek alması ve bu esnada ödülü veren Eminem’in yüzündeki “senden iğreniyorum” bakışını görmem beni daha çok şok etti!

Lady Gaga MTV VMA 09

Geceyi zaten gördüğünüz gibi pek çok farklı kıyafet içerisinde geçirdi Lady Gaga, en son olarak da (14) numarada gördüğünüz kıyafet ile basının karşısına çıktı. Tabi ki ödülüyle!

MTV Türkiye, 4 saatlik töreni büyük ölçüde mahvetti açıkcası. Ses ile ilgili sorunlar yaşandı törenin büyük bir kısmında. Performanslarda sanatçıları duyamadık bile! Thank God we have internet! Ve o tercüme olayı, felaketti. Lütfen bir daha yapmayın!

Benim kolektif hafızamda muhteşem bir yer edindi bu tören. Üzerinden iki hafta geçmiş olsa da paylaşmadan edemedim! Hala da yankıları sürüyor sanırım. Çünkü Kanye West’in o tarihe geçen sözü T-Shirt baskısı oldu, siteler açıldı, acayip bir malzeme oldu insanlara. Ve Lady Gaga’nın performansı, kaç tonda, neler söyleyebileceğini gösterdi, bundan sonrası için sağlam mesajlar verdi.

Benim kullandığım tüm fotoğraflar http://www.mtv.com/ontv/vma/2009/adresinden alındı, tarafımdan siteye konmak üzere fotoşoplandı. O sayfada gece ile ilgili pek çok video da var ancak ülkemiz uygun değilmiş, American Bitches izlesin diye yapılmış site sanırım!

That’s all folks..

[müzik / music]

Yeah Maddy, It’s So Cool!

Madonna‘nın Celebration adlı Greatest Hits albümü 28/29 Eylül’de çıkacak. Albümde yer alacak hiç duyulmamış 3 şarkıdan biri olan Celebration fazlasıyla tuttu açıkcası ve albümün konseptine uygun olarak pek çok ülkede liste başı oldu bile! Celebration, Billboard’s Hot Dance Club Play Chart‘ta da liste başı olarak Madonna‘nın bu listedeki 40′ıncı (evet 40!!!) liste başı olmayı başardı! Albümün diğer yeni şarkılarından Revolver ve bonus track olan It’s So Cool ise henüz albüm çıkmamasına rağmen pek çok kullanıcı tarafından dinlenmekte!

Bunlardan birisi de benim! (That’s Me! I do it always!)

It’s So Cool bugün geçti elime.. Evire çevire dinliyorum! Sözlerini hemen yazalım:

Celebration

IT’S SO COOL

It’s so hard to be someone,
It’s so hard to be unkwown.
In your heart you are to blame
In your heart you play the game.

Do you realize you pay the price?
Do you know the cost of all your vice?
Save your soul, it’s all a test,
Save your soul, it’s for the best.

We need love (love, love, love, love, love)


Save your soul, little sister
Save your soul, dear little brother.
You need hope, says the preacher,
Learn to cope says all my teachers.

Do you really know God’s intention?
Do you ever ask what it’s all for?
We need love, love and love,
We need more, more and more.

We need love (love, love, love, love, love)

Prophets are telling us
We’re near the end
But I am telling you
That it’s all pretend.
It’s so cool to be uncool,
It’s so right to be unright.
It’s so good to look so bad,
Isn’t this the best thing you ever had.

We need love (love, love, love, love, love)

Maddy‘nin bu ahlak-erdem-dünya modlarından fazlasıyla etkilenen, böyle olduğu halde tam bir dancefloor smash hit olacak şarkısını takdimimdir!

PS to all sweethearts: Şarkıyı koymak -tabiri caizse- yemedi! O sebeple sizlerin Google ile olan yakın ilişkine güveniyorum.

[etkinlikler / events] [müzik / music] [o benim dünyam / that's my world]

Sticky Sofia, Sweet Madonna – III

SST1

Gerçekten zor atlatıyorum o dakikaları. Sorular yığılıveriyor.

Ya çıkmazsa kadın?

Ya iptal edilir de geri dönersek?

Ya 2-3 gün sonraya ertelenirse? Vizemiz de geçersiz olacak!

diye diye kendimi kemiriyorum. Bunlara sebep olan ise ekran önündeki flatlerden birinin bozulması. İniyor o kocaman şey aşağıya, üzerinde uğraşıyor teknik ekipten birileri. Tepki veriyor seyirci haliyle ama tepki bir süre sonra yerini 60.000 kişilik bir Meksika dalgası’na bırakıyor.  Stadyumun bir başından öbürüne hiç bitmeyen dalgalarla kendi kendini eğlendiriyor insanlar.

Ve an geliyor, ışıklar kapanıyor.

Bum! Bum! Bum!

Ekranda giriş videosu, şeker fabrikasındayız resmen , bir candy iniveriyor aşağıya, sahneye!

Her Madgesty dönüyor bize yüzünü! Ve kulaklarımda bir uğultu. Kimse onu dinlemiyor. Herkes hayatındaki bu dönüm noktasına inanamaz şekilde çığlık çığlığa dile getiriyor şaşkınlığını.

Şimdi ben de isterim tek tek yazayım şarkıları ancak cidden gücüm yetmez. İsteyen setlist’e aşağıdaki linkten bakabilir. Ahanda link:

http://en.wikipedia.org/wiki/Sticky_&_Sweet_Tour

Ama ben burada en çok dikkat çeken şeyleri söylemeliyim sanırım.

- Beat Goes On’da ilk defa karşımıza çıkıyor kendisi. Facebook’a eklediğim bu video herkese açık, oradan görebilirsiniz ilk karşılaşmamızı.

http://www.facebook.com/video/video.php?v=160433771110

-          4 Minutes ile karıştırılmış Vogue çok hoş olmuş! Yeni bir iki figür kattım sanırım kolektif dans hareketleri hafızama

-          Konser günü Michael Jackson’ın doğumgünü olduğu için zaten finalde hoş bir anma yapılıyor, ele beyaz eldivenler geçirilip. Ancak daha öncesinde Holiday’in hemen sonrasında MJ’yi taklit eden bir dansçısı çıkıyor sahneye, hep beraber kısa kısa MJ şarkıları eşliğinde eğleniyoruz ve yukarıya bir selam çakıyoruz. Burada da videosu var.

http://www.facebook.com/video/video.php?v=160436291110

-          La Isla Bonita çok güzel, Lela Pala Tute ile harmanlanmış halde. Tam Çingene durumları.

-          Ve konserin finalinde, ciddi bir climax oluyor Give It 2 Me! Bu versiyonu gerçekten mükemmel! Tekrar tekrar dinlemek istiyorum! Bu versiyonun sonunda Madonna iniyor sahneden, yanımıza geliyor! Ve ben ölüp dirildiğim an olarak hatırlayacağım o zamanı kaydediyorum.

http://www.facebook.com/video/video.php?v=160425481110

Konser sonrasında ne ayaklardaki şiş önemli, ne beldeki ağrı! Ne susuzluk, ne sıkışıklık.. Kadının gözünün içine bakıp şarkı söyledikten sonra, dünya yıkılsa umrumda değil sanırım..

Tarifi mümkün olmayan anlar kalıyormuş elde.. Ve hemen 20 levaya adeta havada kaptığım o tur hatırası t-shirt.

Pek çok fotoğraf, video.. Bir de bu anlattıklarım..

İyi ki yapmışım! dediğim şeylerin içinde koskocaman bir yer ediniyor bu olay.. Bir dahaki Madonna konseri neredeyse gideceğim be! dedirtiyor bir yandan da.. Kısmetse..

finito..

[etkinlikler / events] [müzik / music] [o benim dünyam / that's my world]

Sticky Sofia, Sweet Madonna – II

Taksiiiii!

Duruyor amcam, “Vasil Levski!” diyorum. “Madunnah!” diyor bana dişlerini gösterip, “Yes be amca!” diyip atlıyorum. Saat daha 13.30 ve ben çoktan sıradaki yerimi alıyorum. Önümde dün geceyi stadyum önünde geçirmiş bir fan grubu var sadece. Anlayacağınız Golden Circle’ın en önlerindeyim!  Beklerken yanıma bizim turla Sofya’ya gelen bir grup Türk geliyor. Beraber çekiyoruz çilemizi, saatlerce. Güneş altında kıpkırmızı oluyorum bir yandan. Aç, neredeyse susuz. Kapılar açılıp da 18.00’da içeri girene kadar o kalabalığın içinde bir şekilde geçiyor zaman. İşin en ilginç kısmı ise pek çok kereler fotoğrafımızın çekilmesi ve hatta Bulgar kanallarına röportaj vermemiz! Evet evet, geliyorlar, başlıyorlar çekime, “Ne hissediyorsun?” dan girip “Ne kadar zamandır bu konser için bekliyorsunuz?” a kadar sorup duruyorlar. TOEFL fatihi bir kişilik olarak tabi ki elimden geldiğince ortalığı toparlıyorum – Yes, I can speak English very well!

Bir anda yine bir kıpırdanma, açılsın kapılar!

Maşallah kontrol diye bir şey yok! Sadece bileti alıyorlar, sahte paraya bakar gibi güneşe tutup geçiriyorlar içeri! – Ya cebimde bi silah olsa, kadına zaten yakın olacağım belli Golden Circle’dayım, patlatıversem beynine? Hiç düşünmemişler, garip.

Koştur koştur içeri girip buluyorum bizimkileri. Önden ikinci sıradayız, runway’in ortasına doğru. Sonradan anlayacağız ne kadar muhteşem bir noktada durduğumuzu.

Beklerken Madonna’nın menajeri Guy Oseary çıkıyor piyasaya. Her konserde Golden Circle’dan ilginç kareler yakalamayı seven Guy’ı çağırıyorum yanıma – buradaki vurgu çok şahane yalnız, adamı ayağıma çağırıyorum! Türkiye’den geldiğimizi falan söylüyorum, o da “Yaa siz de mi?” diyor. Lanet olsun benden önce konuşan Türkler olmuş! Anyways. Kendisiyle fotoğraf çektirip onu kendi macerasına yolluyorum.

Guy Oseary

Sonrasında Antboogie geliyor, böyle esmer kavruk bir dancer kendisi. Bize kartpostal gibi bir şey dağıtıyor, üzerinde kendi resmi falan var.. Pek sallamıyoruz aslında ama bir anda herkes yığılıveriyor ortama; yerimiz, düzenimiz dağılıyor azıcık.

antboogie

Bekleyişimiz neredeyse iki saati bulduğunda Paul Oakenfold çıkıyor sahneye.

Paul Oakenfold

Açıkcası çok çok iyi bulduğumu söyleyemem. Bir saate yakın süren performansının doruk noktası tabi ki yeni Madonna hit’i Celebration oluyor. Bana hiç bitmeyecekmiş gibi gelen o uzuuuuun aranjede Maddy’nin dansçıları sahnede eğleniyor bol bol.

İşte tam konserin başlama anı!

Heyecan dorukta.

Sahnedeki flatler yer değiştiriyor, her şey majesteleri için hazırlanıyor.

Bum!  Teknik arıza!

teknik

Hayatımda beni en çok kıvrandıran, canımı sıkan, “Ne olur düzelsin lan?!!” dediğim şey gerçekleşiyor.

to be continued…

[etkinlikler / events] [müzik / music] [o benim dünyam / that's my world]

Sticky Sofia, Sweet Madonna – I

SST1

Bir rüyanın gerçek olması” desem az kalır sanırım bu haftasonu başımdan geçenler için. “Ha geldi, ha gelecek” derken; Her Madgesty Madonna Louise Ciccone; 29 Ağustos 2009’da Sofya’nın Vasil Levski Stadyumu’nda karşımda duruyordu!

O karşılaşma anına geçmeden önce, bu işin öncesini anlatmak gerek sanırım.

28 Ağustos Cuma gecesi ufacık çantama tıkıştırdığım her şeyle – konser için ayrı bir outfit hazırladım kendime! – Yapı Kredi Plaza’nın önünde buluyorum kendimi. Giderek kalabalıklaşan bir insan grubu var burada; sırtlarında çantalar, bazılarında Madonna t-shirtleri falan. Şöyle bir göz gezdiriyorum da, gerçekten her çeşit (!) insan var sanırım. Çok geçmeden iki otobüs ve bir minibüsten oluşan araç konvoyu geliyor ve araçlardaki yerlerimizi alıyoruz. Bizim otobüste pek heyecan yok , he

rkes ertesi günü sağlam karşılamak için uykuya yöneliyor. Ne hikmetse bir ara ekranda Confessions Tour dönüyor.Saatler birbirini kovalıyor.

Bulgar sınırını sorunsuz geçtikten sonra sabaha karşı yol almaya devam ediyoruz. Okuyamadığımız tabelalar eşliğinde adeta köy yollarında ilerliyoruz, Avrupa Birliği’ne katılmış Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya giderken.

Kimse alınmasın ama neredeyse iki günüm bu kadar fakir görünen bir ülkenin nasıl da Avrupa Birliği’ne alındığını düşünerek geçti. Sokaklar henüz savaştan çıkmış gibi soğuk. İnsanlar da sanki son 50 yılı hiç yaşamamışçasına eski. Bazı adamların kıyafetleri, bazı kadınların o saç kesimleri – aman Tanrım!

İlk gün otele eşyaları atıp konser için hazırlanıp erkenden dışarı atıyorum kendimi, yazık ki bendeniz, bu yavrucağız, Sofya’da ço

k gezilesi görülesi yer var zannediyor! Kaldığımız Dedeman Princess , Maria Louisa Blvd. üzerinde artık Allah ne verdiyse ileriye ileriye yürüyorum.  Kocaman binalar arasından geçerken bir anda böyle Kapalıçarşı havası yakalayan bir mekan görüp dalıyorum içeriye. Gerçekten de bir binanın içinde böyle corner almış herkes, çok eskilerden kalma bir Karum havası da yok değil.

Baktım dondurma falan var, hava da zaten sıcak, dedim alayım. Kızceğiz “No English!!” modunda.  Ben çırpınıyorum Euro kabul edip etmediğini anlamak için. “No Euro!!!” moduna geçtiğindeyse başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor bildiğin! Birkaç yerde daha nafile çırpınıyorum ama kimse Euro kabul etmiyor.

Koştur koştur tüm paraları Leva’ya çevirip “Şimdi çıkın karşıma!” edasıyla geziyorum sokakta! İnadım tuttuğu için de dondurma falan almıyorum o satıcılardan. Yine “No English” bir teyzeden gözlük alıyorum, hatıra falan olsun deyü. “Polaroid! No Polaroid! Good!” lafları arasında 12 levaya kaptığım gözlüğümle artık daha bir popstar havasındayım ki açlığım başıma vuruyor, KFC’ye atıyorum kendimi. Allahtan buradaki çocuk “Yes English” tipinden çıkıyor da sakince bir burger alıp tıkınıyorum bi köşede! – Ben köşede tıkınmam Koray Caner! Bunu unutma!

to be continued..