Ne yalan söyleyeyim, Lady Gaga ile ilgili bugüne kadar onlarca yazı yazmış, yüzlerce fikir belirtmişimdir. Bir iki sene önce birisi kadına laf etse gözünü oyabilecek kadar hayranlık beslerken son dönemlerde biraz daha sakinleşmesi için dua edenlerdenim. Dönem dönem akıl alan çekimlerle karşımıza çıkan Lady Gaga, geçtiğimi sene Vogue’a o garip saç ve makyajıyla konuk olduğu zaman beğenmemiş, daha doğrusu anlatmak istediklerini anlayamamıştım. Bu sene de Amerikan Vogue’un Eylül sayısında – ki biliyorsunuz, modanın kutsal kitabıdır bu sayı – kapakta Lady Gaga olacağını öğrenince büyük bir heyecan yaşamış ancak kapak fotoğrafını görünce ”Aa, Şeker Bayramı erken geldi!” diye düşünmüştüm.
Tamam, kızımız artık öyle pek şeker değil hatta aksine yırtıcı, sıradışının da dışında, tanımlayamadığımız bir yerlerde geziniyor; ancak bu elbiseyle bayramda ikram edilen renkli bir şekerden pek de farklı durmuyor.
Bu kapak fotoğrafının yarattığı hayal kırıklığıyla Eylül sayısı için heyecanımı yitirmişken Mert & Marcus’un elinden çıkma çekimin diğer fotoğraflarına rastladım. Evet, heyecanıma yeniden kavuştum. Evet, 916 sayfalık bu kutsal kitabı taşımak için kamyonet tutmam gerekecek olsa da gidip koşa koşa alacağım. Evet, vitrine değil iklime gideceğim, sağol Ajda.
Çekimin beni heyecanlandıran fotoğraflarından bazıları aşağıda. Bakalım siz de heyecanlanacak mısınız? (Eğer birkaç kişi bir arada dergiyi almaya gidecek olursak kamyoneti paylaşabiliriz; bana ulaşın.)
dipnot: Ben yazıyı hazırlarken arkada tekrar tekrar Yoü and I çalıyordu.
* I have written several times about Lady Gaga. I may have commented on her like a thousand times since she was taking a ride on a disco stick. At first, I was too protective of her that if you had a negative comment, I would beat you to death. (oh, no!) Then a new era came, where even I was trying to understand her. Lately, I have heard about her being on the cover of fashion’s bible, American Vogue’s September Issue. My thrill has eradicated with the cover photo where she looks like a colorful candy – literally. Then came the whole photoshoot, shot by magnificent Mert & Marcus. Now I’m on my way to the newsstand for this 916-pages-of-fashion magazine. Bravo guys, these photos are just what I was looking for. Bravo.
PS: music on the background was Yoü and I while I was writing this.
Leave A Reply