Bu aralar pek çok yeni isimle tanışıp dünyamın sınırlarını genişletiyorum, tanıştığım her yeni yaratıcı isimden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Geçtiğimiz hafta ise Nine West’in kreatif direktörü Fred Allard ile bir araya geldim, çok özel bir röportaj gerçekleştirdim.
Fred Allard gibi bir ismi buralara getiren şey hem yeni sezon Nine West ürünlerini bizlerle paylaşmak hem de önümüzdeki günlerde Nine West için bir ilk olarak karşımıza çıkacak olan Love Fury parfümünü tanıtmaktı. Ben Love Fury ile ilgili haberi ilk duyduğumda bir hayli heyecanlanmıştım zira parfümün topuklu bir şişesi var! Bahsettiğim bu topuklu şişe, Allard’ın kadınlar için en güçlü olduğuna inandığı öğelerden ‘aşk’ ve ‘öfke’ ile bir araya gelmiş, sürpriz notalarla kokusunu zenginleştirmiş ve pek çoğunuza ‘Beni al!’ diye fısıldayacak bir görüntüyle karşımıza çıkmış.
Kısa bir tanışmanın ardından Allard önce şişeyi tanıtıyor bana. Kadınlar için ayakkabı ve çantalar ürettiklerini ama artık kokunun da önemli bir aksesuar olduğunu hatta kadınlar için bir silah haline geldiğini düşündüğü için böyle bir yeniliğe imza attıklarını söylüyor. Love Fury ile eş zamanlı olarak satışa çıkacak olan 3 farklı ayakkabıyı da birlikte keşfediyoruz. Aynı siyah klasik topuklunun üç farklı yorumu olarak görebileceğimiz bu ayakkabılardan en az birisini almak isteyeceğinize eminim. Siyah, klasik, topuklu, üstüne bir de topuğu bir parfüm şişesine ilham vermiş, daha ne? Konuşma ilerledikçe Allard şişenin kutusunun tam olarak nereden açılacağından tutun da altın renkli ‘Love Fury’ yazısının nasıl yazılacağına kadar öyle farklı detaylar paylaşıyor ki inanın pek çoğu hiç birimizin aklına gelmez – en azından benim!
Ardından Allard, Nine West İlkbahar/Yaz 2012 kolleksiyonunu gösterip en sevdiklerini paylaşıyor benimle. Ayakkabıları gezdikçe pek çok modeldeki yorumlarıma katılıyor olması biraz daha cesaretlendiriyor beni, soruları sıklaştırıyorum. Şu kırmızı tabanlar meselesine dokunup soruyorum, ‘Bir renk ya da malzeme, bir tasarımcının tekeline girebilir mi?‘ diye. ‘Biz yaratıcılığımızın peşinde gidiyoruz. Düşünüyorum, pembe rengi ele geçirip bütün tabanlarımı pembe yapar mıydım? Sanmam. Belki çok çok pahalı bir ürün aldığınızda onu diğerlerinden ayırabilmek için belli renk ve desenlere ihtiyaç duyabilirsiniz ancak biz hem ulaşılabilir hem de kaliteli ürünler yapmaya çalıştığımız için bu konu bizden çok uzak.‘ diyor. Hazır konu renklerden açılmışken, ayakkabı-kemer-çanta-elbise arasındaki renk uyumlarına geliyor sıra. Colorblock tercihler için her türlü karışıklığa açık olduğunu ancak pastel tonlarda renk uyumunu daha çok tercih ettiğini söylüyor.
Konuşmanın bir yerinde modadan, ayakkabılardan, tasarımdan uzaklaşmak istiyorum. Türkiye’yi, Istanbul’u soruyorum. Bundan yaklaşık 20 yıl önce gelmiş Türkiye’ye. Izmir’den Istanbul’a sırt çantasıyla dolaştığı çok ilginç hikayeler biriktirmiş. 20 yıl öncesine göre çok farklı bulduğunu itiraf ediyor buraları, ‘Sokaklardan moda fışkırıyor adeta, ne kadar sevindirici.’ diyor. Kültürümüzün, yaratıcılığımıza yansıması gerektiğinden, spiritüel kaynaklardan, ezan sesinin bile nasıl ilham verici olduğundan bahsediyor. Tasarımcıların bu yönlerini keşfetmek, hangi rengin hangi renk ile giyilmeyeceğini sormaktan çok daha besleyici oluyor benim için.
Konuşmayı dijital dünya ve bloglara çeviriyorum. Bloggerlara ciddi olarak önem verdiğini, yazılı moda basınına bir tanıtım yapılacaksa bir kere de bloggerlar için yaptığını, ancak kendisinin sosyal medya için zamanı olmadığını söylüyor. Twitter hesabını en son 1 yıl önce güncellediğini hatırlattığımda da ‘Bu iş için adam tutan tasarımcılar var ancak ben kişisel olmasını isterim. Gün içinde kendime ayırabileceğim 5 dakikayı da bu şekilde harcamak istemiyorum.‘ diyerek net bir uzaklıkla tavrını koyuyor.
Saat ilerledikçe hızlanıp, daha çok konuşacak şeyimiz olduğunu bilsem de onun hazırlanması lazım. Sabahtan beri moda basınından çeşitli isimlere yeni kolleksiyonu tanıtmış, birazdan da bir blogger toplantısında hepsini yeni baştan anlatıyor olacak. Kadınların dilinden anlamak konusundaki başarısını ve insan ilişkilerindeki rahatlığını, güleryüzlülüğünü takdir ederek ayrılıyorum, burnumda son kez yeni kokusu Love Fury ile.
* Last week, I had an exclusive interview with Fred Allard, creative director of Nine West. He is such a nice person that he lead me through all Nine West Spring/Summer 2012 designs and newest addition to the Nine West family, an interesting and charming fragrance – Love Fury.
As most of the you know, Nine West creates shoes that women want to buy! Seeing that heels are the obsession, Allard’s Nine West has created Love Fury with a heel, this time not under the sole but inside a bottle! Of course, this heel will be seen on three different Love Fury shoes which will also hit the stores at the same time with the fragrance.
We speak about heels, women, design and lots. I ask him about the ‘matchy-matchy’ thing. He says the pastels for him, are to be matchy – whites, blacks and beiges together. But for the colorblocks, you can never go wrong with some extra color! I also ask him about the ‘Red Sole Issue’ – as you know. Fred Allard says ‘I don’t think some designer should own some color or pattern. For instance I would not go for only the pink sole, which may limit the creativity. On the other hand, people want to see some exclusivity with such high prices, so I can understand them when they want their sole or pattern to be exclusive. At Nine West, we create nice and still affordable shoes, so it is no issue.’
I direct the steer to another side. I learn that this is Allard’s second time in Turkey. First was nearly 20 years ago, with a backpack! This time he sees modern Istanbul streets, pouring fashion inside out! He says he is very inspired by this authentic culture and even call to prayer is a unique source of inspiration for him.
Throughout this exclusive tour with Fred Allard, I admire how he gets women’s world and how can he be so relaxed and welcoming at relations with others. By others I mean the media! He says they hold several press sessions so they can meet with the bloggers in a different occasion. Isn’t that nice? Although he has no time to check Twitter – his last tweet was over a year ago, encouraging social media in such a way and even letting me to be the only blogger to interview him is great!
After a 40 minutes one on one chat, I leave him to get ready for the blogger event, where he will be talking about the new season pieces and Love Fury for the billionth time! Thank you Fred Allard.




Leave A Reply