• Blog
  • About
Getting Ready For IFW: Özgür Masur
22/08/2011

Türk moda dünyasının son yıllarda hep başka bir heyecanla karşıladığı isim o. Bizim de her karşılaşmamızda kahkahalara boğulmamızı sağlayan, çok özel bir isim. Özgür Masur, Istanbul Fashion Week öncesi bir sabah kahvesinde ağırladı beni, döktü içini.

Ne zaman bu kapıdan kafamı içeriye uzatsam, hep bir koşuşturma olmuştur. Bu sefer sabahın erken saati olduğundan mıdır nedir, sessiz, sakin, sade.. Daha uyanmamış moda sevdalıları, çalmamış kapısını Özgür’ün. Ben hariç! Sabah kahvesi dedim ya, erkenden iliştim yamacına. Sağolsun, hiç bir zaman kırmadığı gibi yine bütün içtenliğiyle karşıladı beni.

Ofisinde bir gezmek lazım evvela. Daha önce podyumda önümüzden akıp geçen rüyalar, şimdi tekrar tekrar karşımıza çıkıyorlar burada. Yazın kat kat drapeleri, kışın ebru desenli siyaha dönen vahşileri, 4 mevsimin kadını, bir arada.

Bu rüyalar ülkesinde yeni üretilen rüyaları merak edip başlıyorum sormaya, hani şu kısa süre sonra karşımıza çıkacak olanları. Takip edenler okumuştur belki daha önce, o anlattı aslında her şeyini.. Dedi ki :

‘Bazen hayata geçirdiğiniz şeylere anlam yüklemek yerine, içinize sinen güzel şeyleri paylaşmak istersiniz.. Ben tüm renkleri bedenden arındırdım.. Bedeni öylece beyaza boyadım.. Beyazı bedende yalnız da bırakamazdım ve ben, hiç yok olmayacak ruhun ışıltısını da öylece bedene sardım.. Sade-ce anlatmak istediğim sadeliğe Özgür-ce yorum kattım.‘

Şu kısacık açıklama, benim bildiğim ama paylaşamadığım bütün sürprizleri barındırıyor içinde aslında. Tekrar tekrar, dikkatli okursanız, bulursanız cümlelere işlenmiş kumaş oyunlarını, kat hilelerini; sırrına ulaşırsınız Özgür’ün Istanbul Fashion Week’te bize sunacaklarının..

Renklerden arınmış, bedene sarılmış, ruhun ışıltısıyla parlamış, sade.. Sade evet ama bu sadeliğin yolunun ağır işçiliğinden geçtiğini kim bilebilir ki? Bir elbisenin detaylarının 3 günde üretilmesi, gece gündüz üzerinde çalışılması ne demek?[Hele bir de Özgür’ün bu işçilik uğruna sabahlaması falan] Kumaşların tek tek yurtdışında seçilip getirtilmesi ne demek?

Bu işçilikten, yapılan işlerin kalitesinden, moda dünyasından konuşup duruyoruz. O da bütün diğer tasarımcılar gibi moda dünyasında neyin neden ilgi çektiğini bazen anlayamayanlardan. Anlamamak sorun değil onun için çünkü o yüreği neyi söylerse onu işliyor, kadın nasıl güzel olacaksa onu yaratıyor bir anda. Konuşurken değindiği bir nokta var ki mutlaka paylaşmam gerek, defile matematiği. Özgür söyleyince dikkat ettiğim bir nokta oldu benim de aslında. Defilede hangi ürünün nasıl bir styling ile havalanacağı, hangi sırada çıkacağı, birlikte podyumda duran kadınların nasıl bir algı yaratacağı ve dahe pek çok şey bu matematiğe dahilmiş aslında. Ve tabi ki moda basının da en az ilgi duyduğu konulardan biriymiş bu. Ne garip..

Bütün bunları dinlemek, hikayesini anlamaya çalışmak, sözlerinin arkasını okumak heyecan evet.. Bir de hepsinin üstüne, Özgür’ün bu koleksiyonda kendi tasarımı aksesuarlarının olacağını bilmek, daha büyük heyecan. [Evet, hazır olun, merakla bekleyin derim çünkü benim gözlerim parladı ilk duyduğumda!]

Defile günü emeğini göreceklerimizi soruyorum sonra ona. Veyasin tarafından defileye ve imaj videosuna özel müzik üretiliyormuş, ki bu video da Mehmet Turgut‘un eseri olacakmış. Zeynep Arkök koreografide Hakan Oktaş da stylingde Özgür’ün özgürlüğüne yeni ufuklar ekleyecek isimlermiş. Hepsini not düşelim isterim, bu büyük emeğin altına.

Biz sohbeti koyultmuşken bir anda bir dost ziyareti, bir çekim heyecanı. Eeee adam moda dünyasının prensi, boş vakti olur mu hiç? Kısa kesmek lazım dost ziyaretini.

Daha fazla zamanını almıyorum, süzülüyorum kapıdan dışarı. Güne onun enerjisiyle başlayıp büyük sürprizlerini duymak en büyük keyiflerden birisi benim için, her zaman olduğu gibi.

Şimdi bekleme vakti. Özgür, normal yoğunluğunun üstüne Istanbul Fashion Week’i bindirip çok tatlı bir heyecana gömülmüş olsa da biz keyifle bekliyoruz 9 Eylül Cuma günü saat 14:30‘un gelişini.. Sade-ce..

– Özgür Masur, kocaman teşekkürler..

* Ozgur Masur is one of the most exciting names in Turkish fashion industry and also a true friend for me! Being a super-busy designer is hard but he manages this and accepts me for a morning coffee. His showroom is a wonderland in which a woman can find her true self. Previous collections are all around, making me remember the women he is creating- always classy, top style, heart warming. This time, Ozgur says he wants some kind of simplicity for his women. His statement about this upcoming collection, named ‘Sade-ce’ (which is simpl-y in a rough translation) , has all the clues for the show, actually. He says his women will be wrapped in less colours, being simple but still sophisticated, with glittering souls.. Can you guess? 

Ozgur’s new collection has some details which can take up to 3 days to create, his fabrics are gathered from international sources.. This time, collection comes with a touch of Ozgur himself on the accesories! I love this idea Ozgur, wanna see more! 

On the runway, we will experience Zeynep Arkok’s choreography, Hakan Oktas’ styling, Veyasin’s music (designed exclusively for the show), Mehmet Turgut’s video-art and Ozgur’s endless romance with women. Can’t wait to see his women walk down the runway on 9/9/2011 @14:30 

Thank you very much Ozgur Masur..

Paylaş

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
  • Twitter üzerinde paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
  • WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
Share

FASHION  / MY WORLD

You might also like

Londra’dan Trend Notları
24/03/2017
Favori Ayakkabılarım (Erkek Ayakkabı Önerileri)
24/03/2017
Minimalist ve Şık
24/03/2017

4 Comments


Serap
23/08/2011 at 22:40
Reply

anlatımına bayıldım. Sohbetin ne kadar zevkli geçtiği belli oluyor 🙂



    koraycaner
    23/08/2011 at 22:41
    Reply

    Teşekkür ederim Serap’cım, sevindim beğenmene! 🙂 Biliyorsun zaten Özgür’le her sohbet keyifli oluyor 🙂

riga
25/08/2011 at 15:15
Reply

hani hep diyoruz diyorlarya gençlerin önünü açın diye…..
ben bu moda işini en çok ta gençler arşınlıyor diye seviyorum…
çok yaşlı gibi konuştum :)))
tebrik ederim hoş bir söyleşi olmuş



    koraycaner
    25/08/2011 at 18:38
    Reply

    Evet haklısın genç yetenekleri desteklemek gerçekten çok önemli bence de! Yorumun için çok teşekkürler! 🙂

Bir Cevap Yazın Cevabı iptal et



© Copyright Fashionably Digital Adventures 2020