- 3 yaşında okuma yazma öğrenip 5 yaşında ilkokula başlamam diğerlerinden zeki olduğumu göstermez, sadece biraz acelem varmış diyelim!
- 130 kiloya kadar çıktığımda ne oldu bilmem bir gaz geldi tam 50 kilo verdim. Bu yüzden beni eskiden tanıyıp uzun süre görmeyenler de yeni tanıştıklarım da eski-yeni karşılaştırmasını gördüklerinde şoka giriyorlar.
- Bir şey için “Yapmam!” dediysem bir daha hayır beklemeyin. Zira “Yapmam!” dediğim işi düzgün yapmak için çaba sarf etmiyorum.
- Gazla çalışırım. Ciddiyim. “Aslansın! Kaplansın!” yeterli beni en olmayacak işi başarırken görmek için.
- “Gezeleme” derdi ortaokuldaki Türkçe öğretmenim. Ben tersini uyguluyorum bir kaç yıldır. Sürekli oradan oraya gezeliyorum. Yorulsam da değer bence.
- Madonna konserinde kadının uzattığı mikrofona şarkı söylediğim andan beri o konseri bir nevi ibadet, kendimi de hacı sayıyorum.
- Dini inancım aslında garip bir seviyede. Adamlarıma söyledim, benim için en uygun inanışı araştırıyorlar şu anda. Kesinleşince bildiririm buradan, siz de takip edersiniz belki.
- Genetik olarak geçtiğine inandığım bir 6. hissim var. Hele de algı seviyesi yüksek olan başka biriyle karşılaşırsam gelsin “Aaa aynı cümleyi söyledik” ler gitsin “Oha ben de onu düşündüm” ler.
- Bir keresinde ayağımı kırdım, iki hafta ayağımda alçıyla okula gittim, 3. kattaki sınıfıma tırmandım, hatta tahtaya soru çözmeye kalktım! – Evet, okul birincisiydim.
- Bir kere ciddi şekilde ölümden döndüm. Sanırım henüz karşı taraf bana hazır değil!
- Odamdaki onlarca DVD içinde henüz izlemediklerim var. Ve bu henüz izlemediklerimin bir kısmını sanırım hiç izlemeyeceğim. Süs onlar.
- Lovemark‘larıma ölümüne sahip çıkıyorum. Hani bir gün “Gelin de bizde çalışın Koray Bey” deseler kırmam.
- 17 yıl boyunca saçlarımı kesen berber bana iki yıl önce “Sen küçükken saçların pırasa gibi çıkıyordu, şekil almıyordu, ben de hep 3’e vuruyordum rahat olsun diye” şeklinde bir itirafta bulunduğundan beridir anladım neden tüm fotolarda kısa saçlı olduğumu. Gerçi haklı, uzayınca üçgen kafalı bir çocuk oluyordum.
- Kokoreçle ilk tanışmam, üniversitede ilk projemizde açtığımız hayali mekanda kokoreç standı olduğundan kokoreç fiyatlandırmasıyla ilgili araştırma yapmak için Şampiyon Kokoreç‘e gitmemle gerçekleşmiştir. O günden sonra bırakamadım zaten.
- Günlük konuşmada bazen İngilizce konuşuyor olmam ukalalıktan değil, hızlı iletişim çabasından. Merak etmeyin, Türkçe dağarcığım ortalama bir insandan fazlasıyla geniş.
- Arada böyle madde madde bir şeyler yazmanın eğlenceli olacağına inanıyorum. Bu ilk denemeydi. Umarım gerisi gelir.

2 Comments
130 kilo muuuu :))
Mwha evet evet tam 130 kilo 🙂