• Blog
  • About
#AlwaysRestlessGLA – Ece Gozen
19/03/2014

mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-main

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express, onlarca etkinlikte karşımıza çıkan pek çok yaratıcı fikri arkasında bırakarak sona erdi. Istanbul’un, Türkiye’nin moda haftası gerek konukları, gerekse defileleriyle çokça konuşuladursun; ben de bu sezonun en çok konuşulan tasarımcılarını yanıma aldım ve Türkiye’de ilk kez Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul by American Express kapsamında Antrepo 3’te sergilenen yeni Mercedes-Benz GLA’nın koltuğuna geçtim.

Daha önce bir stüdyo, bir kere de podyum deneyimi olan Ece Gözen genç bir isim. Mezuniyet projesiyle hafızalarımıza kazınan ve sağlam temellere oturttuğu markasını günden güne geliştirme azmiyle dolup taşan bu genç tasarımcı, bakın yeni Mercedes-Benz GLA’nın koltuğuna oturup bana neler anlatmış.

Koray Caner: Geçtiğimiz sezon ilk podyum deneyiminde güzel yorumlar duyduğunu tahmin ediyorum. O zamandan bu zamana kadar hayatında değişen bir şeyler var mı?

Ece Gözen: Açıkcası duyduğum yorumlar biraz değişkendi. Çok güçlü bir diploma projesiyle çıktığım için çevremin beklentisi bir hayli yüksekti. Tabi ki ilk defilemde bu beklentiyi görmek benim için çok büyük bir kazançtı; demek ki insanların kafasında oturmuş bir “Ece Gözen” kimliği var ve benim bundan biraz daha aşağıda algılanabilecek bir iş sunmam hemen göze batıyor. Tasarımcılık yolunda pek çok şeyi deneyen birisi olarak bu geri dönüşler bana çok şey katıyor. Her sezon, her işle ayrı tecrübe kazanıyorum.

Elbette tasarımcı kimliğimle ilgili bir arayış içerisindeyim ama insanların kafasında oturan kimlik ve benim kafamda oluşturduğum kimlik aynı.

Koray Caner: 22 yaşında diploma projeni sundun, şu anda 24 yaşındasın ve moda haftasında defile yapan en genç isimlerden birisin – belki de en genci. “Genç tasarımcı” tanımıyla ilgili ne düşünüyorsun?

Ece Gözen: Türkiye’de genelde yaşı kaç olursa olsun henüz ilk koleksiyonlarını çıkartan tasarımcılar için “genç tasarımcı” tanımı kullanılıyor ancak bende durum farklı tabi. Ben galiba bir şeyleri başarma yolunda ilerleyen, sağlam bir alt yapı kurmuş ve aynı zamanda yaşı da genç olan bir “genç” tasarımcı olarak bu tanıma uyuyorum.

Pek çok tasarımcı 80’ler veya 90’lardan ilham alarak koleksiyonlar hazırlıyor ancak ben 2000’lerde yaşıyorum; ve açıkcası geçmiş pek de umurumda değil. 2000’lerin vizyonuyla birşeyler yapmayı daha heyecanlı buluyorum.

Koray Caner: Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğin Sonbahar/Kış 2014 defilesine gelelim o halde. Tabi bir de bu koleksiyonun nasıl ortaya çıktığına.

Ece Gözen: Defileyi özetleyebileceğim cümle “we are all connected” yani aslında her şeyin, hepimizin birbirine bağlı olduğu. Bir bakmışım, içine girdiğim bir şey başka bir alanda karşılık buluyor; bağlantılar birbirini kovalıyor. Bilime karşı farklı bir ilgim var, doğayla haşır neşirim, felsefe alanında da birşeyler okuyorum; hepsini birbirine bağlama çabasındayım diyebiliriz. Bir gün okumalarımı yaparken bir kaynakta kar tanesinin mikrobiyolojik görüntüsüne rastladım ve buradaki inanılmaz simetri beni çok etkiledi. Gözümüzün önünden kayıp geçen, ayağımızın altında basıp geçtiğimiz o ufacık dünyada neler olduğunu görünce çok şaşırdım. Oradan teklik, birlik, benzersizlik düşüncelerine gittim. Kutsal geometriyi, yaradılışı, dünyanın oluşumunu birbirine bağladım. Oradan Mevlana’ya ulaştım, semazenlerin de beyaz olması ve dönüşleri üzerine düşündüm. Tam bu noktada da kendimi semazenlere benzettim; yukarıdan aldığım ilhamı tasarımlarıma veriyordum. Neredeyse iki aya yayılan bu düşünce sarmalının sonunda yine geometrik, biraz psikedelik bir koleksiyon ortaya çıktı. Kumaş ve formlarda yine bilindik “Ece Gözen” formlarını korudum ama mesela ilk defa özel bir jakar dokuttum.

Koray Caner: Biraz da teknik detaylardan bahsedelim o halde.

Ece Gözen: Müzikler Fattish tarafından hazırlandı. Alt yapısında elektronik tınılar var ancak üzerinde ney ezgileri duyuluyor. 23 kız, 23 çıkış gerçekleştirdi. Makyajlar M.A.C. tarafından yapıldı; dağınık ve sportif görünümlü saçlar No:21 İbrahim Zengin’e emanetti.

Sezon trendlerini takip ettiğimi söyleyemem. Renkler, kesimler, kumaşlar gibi konularda etrafta olup bitenlere bakmak yerine kendi hayallerime odaklanıyorum, içgüdülerimi takip ediyorum.

Koray Caner: Sportif yönüyle de ön plana çıkan şehirli bir aracın, yeni Mercedes-Benz GLA’nın içinde olmak sana ne hissettiriyor? Sen böyle bir araç tasarlayacak olsan nelere dikkat ederdin?

Ece Gözen: Tasarımlarımı “spor – couture” olarak tanımladığım için sportif bir yönü de olan bu aracın içerisinde olmak beni heyecanlandırdı diyebilirim. Tabi ben böyle bir araç tasarlayacak olsam ilk olarak konforuna özen gösterirdim. Mesela içine girdiğimde renklerin ve malzemelerin birbiriyle yarattığı zıtlık da benim için önemli bir nokta olurdu. Bir de ses sistemi benim için çok önemli çünkü müziksiz asla ve asla yaşayamam.

 Sevgili Ece Gözen’e bu keyifli sohbet için teşekkürlerimle..

mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-7 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-2 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-3 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-1 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-4 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-5 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-8 mercedes-benz-gla-fashion-week-ece-gozen-roportaj-interview-istanbul-koleksiyon

 

*Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express has just passed with tens of events blended with great creative ideas. While the event was still being referred as “the talk of the town” with its fashion shows and guests, I was busy having cozy chats with the most talked about designers of this season in the new Mercedes-Benz GLA which just showcased in Turkey for the very first time.

My first guest was Ece Gozen, a young designer with one studio and one catwalk experience. Let’s see what this young mind brings to the Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express scene. 

Koray Caner: Your first catwalk experience received great positive feedback. What has changed since then? 

Ece Gozen: Actually, comments varied since my graduation project was surprisingly successful – for them. Seeing this level of expectation is a huge plus for my career, underlining the fact that there exists an “Ece Gozen” perception. As an experimental designer, I am trying to add anything possible to myself from these critics and I am gaining more and more experience on the road.  

I am trying to find my designer identity; yet my perception of “Ece Gozen” identity coincides with people’s perception – a good sign for me.

Koray Caner: You presented your graduation project at 22 years old and now, 24 years old, you are one of the youngest designers on the catwalk. What do you think about this?

Ece Gozen: As you know, in Turkey, generally designers who present their initial collections are referred as “young designer” regardless of their ages. For me, it’s really different; I totally fit in this definition as a designer who seeks success, builds her work upon a solid base and is “literally” young. 

Lots of designers address 80s or 90s in their designs whereas I find 2000s, the age we live in, far more exciting and valuable. 

Koray Caner: Let’s talk about Fall/Winter 2014 collection which we have just seen. I would love to hear the story behind. 

Ece Gozen: First things first; I can summarise the collection and all this experience in a sentence: We Are All Connected. Along the way, I found several connections that led me to the final point where I stand. I am really curious about nature, science and philosophy; trying to find connections where possible. One day, while I was doing a research, I have seen a microbiological image of a snow flake and amazed by the perfect symmetry. A really small, white “thing” that we step on actually has an amazing story inside. Starting from there, I happened to be connected to unity, existence, singularity, sacred geometry, Big Bang, Rumi, whirling dervishes and many others. I though myself as a whirling dervish; reflecting the inspiration I get from above to the designs I create below. After two months of pure thinking, I came up with a psychedelic collection reflecting the classical “Ece Gozen” silhouette with a twist.

Koray Caner: What about technicalities? 

Ece Gozen: Fattish created the music for the show, mixing electronic and mystic tunes. I had 23 girls, with 23 looks. Make-up has been prepared by M.A.C. and hair style (of course very sporty) has been done by No:21 Ibrahim Zengin. 

I am not a fan of following trends. Instead of looking around for color, shape or fabric trends, I follow my dreams. 

Koray Caner: How does it feel to be in a sporty yet urban car, the new Mercedes-Benz GLA? What would be the first thing you do if you were to design such a vehicle? 

Ece Gozen: As a designer with a “sport-couture” set of mind, this is a really exciting experience for me. If I were to design something like this, I would care for the comfort, the contrast of the colors and the material, and the sound system. I can’t live without music! 

 With thanks to dear Ece Gozen for this lovely chat..

Paylaş

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
  • Twitter üzerinde paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
  • WhatsApp'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır)
Share

FASHION

You might also like

Londra’dan Trend Notları
24/03/2017
Favori Ayakkabılarım (Erkek Ayakkabı Önerileri)
24/03/2017
Minimalist ve Şık
24/03/2017

Leave A Reply


Bir Cevap Yazın Cevabı iptal et



© Copyright Fashionably Digital Adventures 2020