Moda dünyası her sezon bir sürü yenilikle çalkalanır da müzik dünyası eksik kalır mı? Biz son dönemde o konserden bu festivale zıplayıp duruyoruz, cebimizdeki paranın 2/7’siyle dolabımızı yenileyip 5/7’sini bu dolaptakileri giyip salınacağımız etkinliklere girebilmek için harcıyoruz. Ben de son bir kaç gündür Twitter hesabım üzerinden adeta bir ‘konser davetiyesi’ fırtınasına tutuldum. Yaptığım iş gereği çok fazla etkinlikte görünür olduğumdan ve içerilere kadar dalabildiğimden olsa gerek son dönemdeki imajım ‘davetiye istenecek adam’ olarak yerleşti gibi. Madem imaj böyle yerleşti, haksız çıkarmak olmaz, değil mi?
‘Bu konsere giderken ne giyeceğim?’ cümlesini sonuna kadar hak edecek bir etkinliğe, Haziran sonunda Maçka Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek Pozitif Günler kapsamında karşımıza çıkacak Nouvelle Vague: Dawn of Innocence müzikal kabaresine benimle birlikte gelmeye, hem de sıradışı tasarımcı Jean-Charles de Castelbajac ile tanışmaya hazır mısın?
Durun durun sakin, önce biraz Castelbajac’tan bahsedelim. Yaşını başını almış gibi görünen bu adamın içinde asla yaşlanmayan bir çocuk gizli. Tasarımlarında bol bol abartılı desenler, çizgi karakterler ve yazılarla karşılaşabileceğiniz JCdC sanatın farklı alanlarında gezinip duran bir yaratıcı güç, bir kuralbozan adeta.
Benim ‘korkutucu güzellik’ olarak adlandırabileceğim notalarda da gezinen JCdC’ın pek çok farklı alandaki çalışmalarından birisi de yönetmenliğini üstlendiği, kostümlerine ve sahne tasarımına imza attığı Dawn of Innocence adlı müzikal kabare. Nouvelle Vague’ın egzotik danslar, seks ve ölüm üzerine diyaloglar, sıradışı kostümler ve unutulmayacak bir performansla izleyicilerin karşısına çıkacağı bu şehvet dolu, erotik, sıradışı gösteri 25 Haziran Pazartesi gecesi Maçka Küçükçiftlik Park’ta Istanbul’daki müzikseverlerle buluşacak. Az önce de söyledim ya, bu moda dolu gösteriye benimle birlikte gitmek, hatta sadece bu gösteriyi izlemekle kalmayıp bir de kulise dalarak Jean Charles de Castelbajac ile tanışmak isterseniz doğru yerdesiniz. Peki nasıl?
- 27 Mayıs 2012 Pazar gecesi saat 21:00’a kadar bu yazının altına ‘Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine ….. sorardım.’ şeklinde, kendisiyle ilgili neleri merak ettiğinizi anlatan kısa yorumlarınızı bekliyorum.
- Yorumları bırakırken lütfen e-posta adresinizi doldurmayı unutmayın çünkü eğer kazanırsanız size ulaşabilmem için tek yol bu. Merak etmeyin, e-posta adresinizi bir tek ben görebileceğim.
- Süre dolduğunda gelen yorumlardan bir tanesini Random.org ile seçeceğim ve kazanan kişi Nouvelle Vague: Dawn of Innocence performansına davetiye ve kulise benimle birlikte girme şansı yakalayacak.
Haydi bakalım, bu muhteşem gösteriyi izlemek ve sıradışı tasarımcı Castelbajac ile tanışmak isteyenlerin yorumlarını bekliyorum.
GÜNCELLEME: 27 Mayıs 2012 Pazar 21:00 itibariyle yorum yapma şansı sona erdi, kazanan isim 2 numaralı yorumun sahibi Maria isimli kullanıcı oldu. Mailini bekliyorum! Katılan herkese çok teşekkür ederim!
* Istanbul will be witnessing a magnificent show, Nouvelle Vague: Dawn of Innocence at the end of June. This spectacular musical cabaret is directed by a well-know designer, Jean Charles de Castelbajac who thrills any fashion-lover! JCdC not only directs the show but also is responsible for the stage design and costumes. I will be taking one of my dear blog readers to this show and also giving the opportunity to meet Castelbajac! Since the event will take place in Istanbul, this post is mainly for local readers to participate the contest. Love.


16 Comments
JC/DC ile tanışsam, kendisine tasarımlarına yön veren filmler ve yönetmenler var mı varsa hangileri diye sorardım.
Bir yandan tasarimlarindaki çocuksuluk bir yandan gosteri ismi dawn of innocence ve diger yandan gosteri konularindan seks ve ölüm kavramlari. Sanat yaratimi icin oldukca ilgi cekici, bir yandan bicak sirti. Hem ifade hem kendi tasarim ozu acisindn. Fakat dengeyi nasil kurdu bunu sadece davetiye icin filan da degil gercekten cok merak ediyorum.
Sürekli gördüğü aynı rüya var mı? ve tabii ki varsa nedir? bunu sormak isterdim.
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine tasarımlarında yarattığı bu çocuksu çizgilerin, günlük yaşamındaki giyinişine ve yaşadığı mekanın dekorasyonuna ne derece yansıdığını sorardım.
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine şuan eğer modacı olmasaydı, ne iş yapıyor olmak istediğini sorardım.
oğlunuzla dita von teese ilişkisi sizce nereye gidiyor? müstakbel gelinden memnun musunuz? biraz magazin oldu ama merak ediyorum ne düşünüyor :))
I’m in! Castelbajac’la tanışsam içindeki çocuğu koruyabilmesinin sırrını sorardım.. 🙂
Bir de tasarımlarının en çok hangi şehrin kadınlarına yakıştığını düşündüğünü sorardım.
O zamaan fingers crossed sonucu bekliyorum..
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine ‘naber nasilsin?’ diye sorardım. Cunku kimse adam iyi mı keyfi yerinde mı diye sormuyor galiba.
‘Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine bu tasarladigi kiyafetleri en yakinindakilerin ustunde severek tasidiklarini gormenin mutlulugunu sorardim . sevdigi kadina sarilirken hissettigi askla o elbise tasarimlarini yaparkende ayni aski hissediyormu diye sorardim. Tesekkurler.
günahların seni takip ediyor mu?
diye sorardım
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine “Yaratıcılık nedir ey Jean Charles?” diye sorardım.
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine senin ve benim için nasıl bir konser kıyafeti tasarlardı diye sorardım 🙂
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine “Tasarımlarını kime giydirmeyi hayal ederek yaptığını” ve ” Beni giydirmek isteyip istemeyeceğini” sorardım. Herkes kafasındaki imajı giydirmez mi?
İnternete hastalık derecesinde bağlılık, akıllı telefonlar ile insanlardan daha yakın ilişki içinde olma, arabalarından inemeyen insanlar… Lükse uç derecede bağlı olunan bu yüzyılda Jean Charles de Castelbajac hayatındaki hangi ‘şey’siz yaşayabilir?
ben olsam kendisine;hayal dünyasının sınırlarını sorardım ve bunların ne kadarını tasarımlarına yansıttığını da sorardım…(bunun cevabının bana çok faydası olacağı kesin :))
Jean Charles de Castelbajac ile tanışsam, kendisine hayal dunyasini besleyen duygu ve dusuncelerini sorardim. Bu sira disi dizaynlarini besleyen ozellikle cok sevdigi muzik turleri veya gruplar var mi diye sorardim.