Londra’da moda tanrıları şovlarına tüm hızıyla devam ediyor. Bu defa benim görür görmez vurulduğum koleksiyon Mary Katrantzou’dan geldi – yani aslında tarih tekerrür etti. Belki bir önceki sezon için attığım sevinç çığlıklarını atmadım, belki yeşilin tonları podyuma düşünce ”Ah bunlar da çok McQueen olmuş!” dedim – ki evet çok McQueen olmuş! – ancak konstrüksiyon ve desenler söz konusu olduğunda Mary Katrantzou hiç hayal kırıklığına uğratmadan yoluna devam etmeyi çok iyi biliyor.
*Fashion gods and goddesses are showing their latest collections in London and one of my ”love-at-first-sight” selections is Mary Katrantzou – as usual. I did not scream as loud as before and commented as ”Oh, so McQueen!” when the greens arrived; however, with this construction skill and gorgeous prints, it’s still no disappointment from her side. Thanks a lot for the beautiful show Mary!
Son bir kaç sezondur Burberry Prorsum defilelerini internet üzerinde canlı yayında izlerken bir yandan da ‘Bir gün gelsin ve ben bu defileyi canlı canlı izleyebileyim!’ diye düşünürdüm. Hazır Milan Fashion Attack modundayım, bu hayali gerçekleştireyim dedim. Benim üçüncü defilem, koleksiyonunu fazlasıyla beğendiğimi belirtmeden geçemeyeceğim Burberry Prorsum defilesiydi.
Defile alanına vardığımda Türkiye’den defileyi izlemek üzere orada bulunan ekibi bulmam o kadar kolay oldu ki! Gülüp eğlenen, fotoğraf çektiren, ortama enerjisini en iyi yansıtan ekip bizimkilerdi desem yalan olmaz. Istanbul’dan bu defileye özel olarak gelen Murat Boz, Burcu Esmersoy ve Oben Budak fazlasıyla şık görünüyorlardı, sebebi belli: baştan aşağıya Burberry Prorsum giyiyorlardı tabi ki. Bunu iltifat olsun diye söylemiyorum, dilerseniz sürekli bu üçlünün etrafında dolaşan magazin fotoğrafçılarına sorabilirsiniz şıklıklarını ve ortama kattıkları enerjiyi.
Bu eğlenceli girişin sonrasında şu hep özendiğim ‘Burberry Prorsum’ defile alanındaydım! Sağa sola bakıp şaşkın çocuk heyecanımı atlattıktan sonra defileyi beklemeye başladım. Tesadüf ki Oben ile yerlerimiz birbirimize yakın, fırsat bu fırsat uzun bir sohbete daldık. Hem defile alanından hem ünlülerden hem genel olarak moda haftasından bahsederken bir anda cep telefonuma mesajlar düşmeye başladı, ‘Kameralara gülümseyin!’ tadında. Meğer biz orada sohbet ederken defile öncesi canlı yayın başlamış, bilgisayar başında defileyi bekleyenler de dakikalarca bizi izlemişler! Eh, ekranları seviyoruz, yalan yok! Ancak bu arada ’Nerede bu kamera? Rezil olmayayım da..’ diye düşünmedim dersen yalan olur. Sağa sola bakınırken gördüyseniz beni, bilin ki budur sebebi.
Sonra bir anda ışıklar söndü, yağmurların içinden Burberry Prorsum erkekleri çıkıverdi. Defilede bir bir podyuma çıkan parçaların renkleri, dokuları ve bütünlüğü beni o kadar çok etkiledi ki, Burberry Prorsum defileleri arasında yeni bir favori bulduğumu söyleyebilirim. Birkaç dakikalık renk ve doku cümbüşü, yerini ‘Bitti mi? Ben daha fazlasını istiyorum..’ cümlesine bıraktı. Bu da benim şansım olsa gerek, daha fazlasını isteyip dururken defile çıkışında Burberry ekibininden bir yetkili beni showroom’da ürünleri daha yakından incelemeye davet etti. Bu fırsat kaçar mı? Ertesi gün soluğu Burberry Prorsum tasarımlarının içinde yüzüp hayranlığımı defalarca dile getireceğim showroom’da aldım. Şunu söylemeliyim ki elde boyanmış özel şemsiye başlıklarından çok renkli çantalara kadar pek çok ürün ‘Beni almak için sabırsızlanacaksın!’ diye bağırıyordu. Karşılık vermemek olur mu? Ben de onların kulağına eğilip ‘Daha çok para kazanayım, hepinizi alacağım!’ diye fısıldadım. Hem ürünleri yakından inceleyebilmek hem Burberry ekibiyle yakından tanışabilmek benim için muhteşem bir deneyimdi. Showroom’dan hiç ayrılmak istemediğimi söylememe gerek bile yok sanki.
Defile öncesinden, podyumdan ve en önemlisi showroom’dan fotoğraflar aşağıda. Benim ayıla bayıla izlediğim defile videosu da bu yazının sonunda. Bir dahaki Burberry deneyimi? Belki o da yakındadır, kim bilir?
* Burberry Prorsum presented one of the best collections in Milan. I should admit that the colors, patterns and overall emotion got me at first sight! When I have arrived at Corso Venezia 16, it was not hard to detect Turkish guests since there was great energy flowing from that side of the hallway! Turkish popstar Murat Boz, TV host and fashionista Burcu Esmersoy and columnist/DJ/editor Oben Budak (so many titles at once! ) were ready to watch Burberry Prorsum fashion show with head-to-toe Burberry Prorsum looks. After some fun chat, we have settled for the show and I started having messages from my friends back in Turkey as ‘Smile to the camera!’. What? Which camera? What’s going on? I learned that while waiting for the show, live stream has been showing our long chat with Oben for several minutes and everyone in the world was witnessing that! So cool!
Then suddenly, the rain came; bringing many fabulous looking Burberry Prorsum men! I can not explain how much I loved this collection, really! Some minutes later, I was all like ‘Really? Finished? I want more!’ and I guess I’m kinda lucky; Burberry people invited me to the showroom to see more! It was a great pleasure to see everything that close and chat with the Burberry team, thanks again!
So here you can see some close-ups from the collection, pre-show photos and more. Below all the photos, you can watch the whole show – hope you enjoy it as I did, live in Milan. Another round of Burberry experince? Why not?
Geçtiğimiz hafta, hayatımda bir ilki gerçekleştirerek Milano’ya uçtum. Erkek moda haftasında çeşitli defileleri izleyip biraz da şöyle ortamı koklamak adına yaptığım bu ufacık kaçamak, benim bile beklentilerimin çok üstünde deneyimlerle geçti, ne şans!
Benim için Milan Fashion Week açılışı, ilk sabah gerçekleşen Ermenegildo Zegna defilesi ”Winter’s Tale” ile oldu. Henüz etrafı tanımadan, haritaya baka baka yol alıp sabahın soğuğunda sisler arasında yürümek biraz ürkütücü olsa da şehrin farklı bir bölümünü tanımanın verdiği yenilik hissi ve yol boyu bana eşlik eden sokak sanatı eserleri sayesinde moda dolu haftaya muhteşem bir başlangıç oldu.
Milano gerçekten soğuk, kıyafetler gerçekten ince, moda uğruna üşümekten kaçınmamak ise son moda! Ben bile Hatice Gökçe tasarımı ceketimin oyunlu kollarını saklamamak için mont giymeden boy gösterdiysem, İtalyan moda düşkünlerini siz düşünün.
Yurtdışında katılacağım ilk defile olacağı için yaşadığım heyecan, bir kaç dakika sonra yerini etraftaki kameralara poz vermiyormuş gibi yaparak poz vermeyi öğrenme çabasına bıraktı. Defileye dakikalar kala kapılar açıldı, kendimi içeriye attım. Tahmin ettiğinizden daha da içeriye, kulise! Podyum öncesi hazırlıklarını tamamlayan modellerin arasında gezinip durdum, ‘Allah neler yaratıyor!’ cümlesini tekrar tekrar kurdum. (Bu cümleyi kurmamak mümkün değil tahmin edersiniz ki!)
Sonrasında defileyi bekleyen kalabalıkta hem tanıdık yüzleri yakından görme hem de yeni isimlerle tanışma şansı yakaladım. Bizim ülkemizde de pek popüler olan Chiara ve yeni tanıştığım Alman blogger Mau ile defileyi bekleyen blogger kalabalığının en dikkat çekici parçası olduk desem yalan olmaz.
Ben kendi çektiğim bir kaç fotoğrafı aşağıda paylaşıyorum, 2012/2013 Sonbahar Kış defile videosu ise Ermenegildo Zegna’dan gelsin.
* Last week I was in Milan, invited for some of the fashion shows. Since I was super busy and without proper internet connection, I could not share anything from the blog. (Twitter followers are already familiar with the whole week though, you can follow me here.) Now it’s time to start telling the story with Ermenegildo Zegna fashion show – ”Winter’s Tale”
From the very first moment while waiting for the show, I was like floating in a dream. Having the chance to meet bloggers like Chiara and Mau, seeing many celebrities, being to the backstage and watching a great show amongst important names.. These are all unforgettable for me. Ermenegildo Zegna pieces were high quality as expected and the complete show made me feel like I’m living in that tale. Now I’m sharing my own photos from the Ermenegildo Show (backstage, waiting, celebrities etc.) and the fashion show video from Zegna HQ. I would like to thank Zegna HQ for the opportunity to be in Winter’s Tale.
Başlık her şeyi özetliyor aslında. Donatella Versace’nin moda evi, onun kuralları, onun zevki.. H&M’ tarafından bir süre önce bizlere duyurulan ‘Versace for H&M’ iş birliği gün geçtikçe daha çok heyecan duymama neden oluyor. New York’taki defileden haberleri okuyup oradaki bloggerlardan gelen fotoğrafları gördükçe elimdeki ‘Kolleksiyondan Alınması Gerekenler’ listesi kabarıyor. Versace for H&M kolleksiyonu için New York’ta gerçekleştirilen gösterimi aşağıda izleyip siz de heyecanınızı katlayabilirsiniz.
* Title says it all: Donatella’s house, her rules, her pleasure! I am super-excited to see the pieces tomorrow and can’t wait to have my hands on some of them which I’ve already listed in my ‘must-have items’. After seeing many photos from the show and the bloggers who were invited (oh, wait, why I was NOT invited?!); now I give you the whole visual climax. Enjoy!