Tag Archives: erkek

[moda / fashion]

Holy New Sneakers from Dolce & Gabbana

Durumum ortada: iş ayakkabıya geldiği zaman biraz takıntılıyım. Sneaker gibi sportif bir şey için deli olduğum günleri ‘Ah, şöyle uzun boğazlı bir botum olsa!’ diye ağladığım günler takip eder. Spor ayakkabılarla da henüz tam olarak ateşkes ilan etmiş sayılmayız. Klasik ayakkabı konusuna ise hiç girmiyorum, malum; derisiydi detayıydı rengiydi derken bambaşka bir dünya. Peki bütün bu birbirinden farklı dünyaları bir arada görme şansımız olsa?

Merak etmeyin, çeşitli ayakkabıları kesip biçip birbirine ekleyen bir sanat projesinden bahsetmeyeceğim. Aksine, hem sportif hem şık olabilecek yeni Dolce & Gabbana sneakerları paylaşacağım sizlerle. Hem de çok özel bir şekilde!

Bu yeni Dolce & Gabbana modelleri klasik ayakkabı görünümlü spor ayakkabı adeta! Ya da şöyle diyeyim, tasarımcı şıklığının sneaker sevenlere yansıyan haline doğru ilk adım! 2012 Ilkbahar Yaz sezonunda karşımıza çıkacak bu modeller arasında benim sizlerle özellikle paylaşmak istediğim, sadeliği ve şıklığıyla öne çıkan ‘Guatemala‘ oldu.

Tek renk, abartısız, şık, rahat ve bir de Dolce & Gabbana! Daha ne isterim ki? Tamam, yalan yok, hepsini isteyebilirim! Bu sneakerların üzerine giyecek çeşit çeşit Dolce & Gabbana kıyafetler isteyebilirim, Domenico ile kanka olup Stefano ile kahvaltılara gitmek isteyebilirim, sonracığıma.. Susayım artık, değil mi?

Dolce & Gabbana 2012 Ilkbahar Yaz sneaker modelleri ve daha fazlası için bir gözünüz Swide.com ‘da olsun, onların çok daha özel ve fazla şey paylaşacağından eminim! ;)

 

Let me put it straight: I’m a little bit picky when it comes to the shoes! One day I ache for a lovely pair of sneakers and the next day I cry for rider boots! We don’t have a truce with the trainers yet and what about formals? Oh, it’s a total different world filled with Oxford, Derby, Brogue and so on! What if I give you a collision of these now?

Don’t worry, I will not write about some art project which cuts and pastes different styles into one. Instead, I will share Dolce & Gabbana SS 2012 sneakers, totally sportswear, totally classic, oh well, a genuine mixture of all! 

These new sneakers are ‘must-have’ and I have started organizing my closet to have some extra space for them! Especially for ‘Guatemala‘ – single colured, simple yet elegant, well-tailored sneakers!  With these sneakers, I am ready for a long long day with  a casual brunch, followed by a ‘serious’ blog project meeting and a night-out with friends. What can I want more?

Oh gosh! I want all of the new sneaker models, I want more Dolce & Gabbana garments in my closet, and then I want to be best buddies with Domenico and then I want to have a delicious breakfast with Stefano, and… I guess I should stop that!

If you want to hear more about these new Dolce & Gabbana sneakers, keep an eye on Swide.com . I bet they have lots to say about these new babies! ;)  

 

[moda / fashion] [o benim dünyam / that's my world]

Getting Ready For IFW: Niyazi Erdoğan

Mirror ve Pixel koleksiyonları ile şaşırtmıştı bizi. Geçtiğimiz sezon Orhan Baba eşliğinde yürütmüştü adamlarını,  ’Farklı bir ses, farklı bir bakış, gümbür gümbür gelecek!‘ demiştik. Podyum ‘Yazıklaaar olsuuuun..‘ diye inlerken izleyenler Dolmuş‘a binip unuttukları bir kültüre yol almışlardı belki de.

Bu yıl da defilesi çok konuşulacak bence; çünkü Niyazi Erdoğan‘ın Istanbul Fashion Week’te gerçekleştireceği defilenin konsepti ‘Sünnet‘ olacak! Yanlış duymadınız, bu sezon Niyazi Erdoğan markası ilk solo defilesiyle tasarım işinde erkekliğe, ergenliğe adım atıyor.

Buluştuğumuzda Niyazi o kadar rahat, o kadar hazır ki, şaşırdığımı fark edip anlatmaya başladı. ‘ Bir tasarımcının işi zaten belirli aralıklarla yılda bir kaç kere koleksiyon hazırlamak ve bunu sunmaktır. Bu sebeple uzun süredir çalıştığım için son dakikaya sıkışmak gibi bir heyecanım yok. Bazen soruyorlar IFW sonrası ne yapacağımı.. Ne yapacağım, yeni koleksiyona hazırlanacağım tabi ki.. ‘ Çok mantıklı bir laf değil mi? Bu lafı söyleyen herhangi birisinin yıl boyu başka bir şey yapmadığını düşünürsünüz belki. Niyazi öyle değil tabi ki. Dış dünyayı belki de herkesten çok takip etmek zorunda o zira erkek moda haftaları bizim takvimimize göre çok daha erken düzenlendiği için oradaki ortamı görmek, olmaz ama bir çakışma ya da benzerliğe karşı dikkatli olmak onun için önemli. Yurtdışındaki fuarlara katılıyor, çeşitli markalara danışmanlık veriyor. Yani tepsisi epey dolu. Buna rağmen konseptiyle, hazırlıklarıyla, tastamam bir koleksiyonu da hazır etmeyi unutmamış işte.

Parçalar üretimde olduğu için yanında değil ama fikirlerin hepsi bu çantanın içinde galiba. Fikirler neler peki? Sünnet tamam, konseptimiz bu. ‘Acaba koca koca maşallahlar mi göreceğiz podyumda?’ diye soruyorum, biraz kararsız cevaplıyor gülerek. Tabi ki işin show kısmı çoğu zaman ilgi çekici ama Niyazi kendi deyimiyle klasik, moda geleneklerine bağlı bir tasarımcı. ‘Uçan kaçan adamları pek sevmiyorum podyumda. Geleneksel catwalk daha çok hoşuma gidiyor.’ diyerek özetliyor durumu. Geleneksel madem olayımız, alırım çeyreğimi gelirim Niyazi’cim :)

Koleksiyondan söz edelim biraz. Maskülen, 1920′leri andıran, Art Deco etkilerini bol bol hissedeceğimiz, siyahları da göreceğimiz ama rengarenk bir koleksiyon olacakmış. Defileyi daha commercial bir bölüm açacak ardından daha show parçalar gelecekmiş. Böyle artan heyecanları severim ben, önce güvenli ve giyilebilir, sonrasında da iyice uçuşa giden, tasarımcının kanatlarını daha hızlı çırptığı bir düzen, ne heyecan verici! Her ne kadar parçalara dokunup hissedemesem de rica ediyorum, O da telefondan bir kaç ufak sürprizi paylaşıyor benimle.

Gördüklerim göreceklerimin teminatıysa yine çok farklı bir iş çıkacak karşımıza. Bu işin diğer ayaklarında kimler olduğuna gelecek olursak… Styling Niyazi’ye ait olacakmış. Koreografi, Uğurkan Erez’e emanet. Bir de Barış Çakmakçı var işin içinde, yaratıcı yönetmen olarak. Müzikler ise yine özenle seçilmiş, ama yazmayayım, heyecanı kaçmasın.

Eh, bakalım Niyazi Erdoğan koleksiyonları, konsepte isim verdiği gibi Sünnet ile başka bir boyuta adım atacak mı? Bu gelişimi, değişimi, büyümeyi izleyeceğimiz gün 8 Eylül Perşembe , saat 13:00.

Şimdiden bol şans, oldu da bitti maşallah! :)

- Niyazi Erdoğan’a ve L’appart PR ekibine teşekkürler…

* Niyazi Erdogan, one of the few Turkish men’s fashion designers, will be having his first solo runway show in the next Istanbul Fashion Week. Niyazi Erdogan’s upcoming fashion show has the concept of !’Sunnet’, in English ‘Circumcision’ . Really? Yep! In tradition, a young boy is accepted as an adult after circumcision, so, from this show on, Niyazi wants to show that his brand is no more a young boy! He is travelling around the world to see international fashion fairs and also he is giving consultancy to several brands. A lot of work, lots of ideas.. This time, with this concept, he is introducing a commercial line in addition to the couture-ish extravaganza. The show will be opened with the commercial line and will go on with the show pieces. We will be seeing Art Deco effects, 1920s, masculinity, blacks among many colours and so on. He is also doing the styling in his own show in which we will see Ugurkan Erez as choreographer and Baris Cakmakci as creative director. Music is still a surprise! I am really curious about Niyazi’s new show since last year we were all amazed by him and can’t wait to see it! It’s on 8/9/11 @13:00

-Thank you Niyazi Erdogan and L’apart PR. 

[moda / fashion] [o benim dünyam / that's my world]

Some Boys Never Fade Away 2

Geçtiğimiz günlerde Outletim.com deposuna girip bir işler karıştırmıştım. Gerçi moda dünyasında hiç bir şey sonsuza kadar saklanamaz. Zaten bir şeyler saklanması için de yapılmaz ya.. Outletim.com takipçilerine outfit önerilerinde bulunacak 8 kombinim gün gün Outletim.com sayfasından paylaşıldı, umarım beğenilmiş, yararlı olmuştur. Outfit önerileri hazırlamak bir yana, elime fotoğraf çekme fırsatı geçince biraz uğraşayım istedim ben de. Some Boys Never Fade Away adını verdiğim fotoğraf serisinin ilk bölümü bu linkteydi, devamı ise aşağıda. Outletim.com için hazırladığım outfit önerilerinin tamamını da yazının sonunda bulabilirsiniz.

Model : Anıl Altan
Styling : KorayCaner
Fotoğraflar/Photos : KorayCaner
Stüdyo/Studio : Outletim
Ürünler/Outfits : Outletim

1- Çok beğendiğim soğuk tonlardaki bu şortu hareketlendirmek için iki tişört gerekiyordu! Yeşilin yarattığı kontrast çok hoşuma gitti.

2- Sadece sokakta değil, plajda da eğlenceyi korumak gerek! Renkli yaz için rengarenk ürünlerid ByWonderland tatlılığıyla tamamladım.

3- Sade ama göz alıcı olmak için bu iki rengi birbirine katmam gerekiyormuş sanırım. Şapka bana ait, gerisi Outletim’de.

4- Eskiden sık sık yaptığım üst üste giyinme rahatlığının bu sezona yansımış hali..

5- Renklerin yerini değiştirelim, ciddiymiş gibi yapalım ama eğlenceden kısmayalım.

6- Bu havada olabilecek en güzel şey deniz havası, sade, klasik..

7- Bol bol denize gireceğiz diye ikinci bir plaj önerisi daha! Biraz farklılaşmak için ufak bir dokunuşla..

8- Evet, o şortu sevdim! Evet, o gömleği daha çok sevdim! Ufak metaller ve derilerle tamamladım, en sevdiklerimden birisi oldu..

Bir depo dolusu ürünle bunları yarattım, umarım öneri olabilecek kadar iyi olmuştur..

* I was invited to Outletim.com to create different looks for different men and these looks were posted by Outletim.com page everyday in order to inspire their followers. On top of that, it gave me the chance to add some perspective of my own to the photos and the first results were posted in Some Boys Never Fade Away post. Now you can see the second patch of the photos and also my 8 looks for Outletim.com here.

[moda / fashion] [o benim dünyam / that's my world]

Some Boys Never Fade Away

Işık hazır, kombinler sıralanmış, ütüler tamam, arka arkaya fotoğrafları yakalama zamanı şimdi..

Outletim.com ana deposunda, raflar arasında ürün seçerek başladığım koşuşturma, kameranın arkasından ‘Şunu da şöyle çekelim!’ heyecanımla devam etti.. Bugünden itibaren Outletim.com Facebook sayfasında benim hazırladığım kombinlerle karşılaşacaksınız. Her gün ayrı bir kombin, ayrı bir tarz! Bazen daha sakin, oturaklı; bazen fazlasıyla iddialı, 8 ayrı erkek ile karşılaşacaksınız önümüzdeki günlerde..

Some Boys Never Fade Away adını verdiğim bu çalışmadan bazı ayrıntıları bugün paylaşmak istedim sizlerle.. Sizler gün gün kombinleri inceledikten sonra da çekilen fotoğrafların tamamını, benim sadece bloga özel çektiğim fotoğraflar eşliğinde paylaşacağım.

* Last week I was given the chance to dig in the Outletim.com and prepared 8 different outfits for men! Outletim.com Facebook Page will be posting one look a day and I will be sharing all of the outfits, with some extra shots taken by me later on.

Some Boys Never Fade Away

Bazen siyah.. Bazen beyaz..

Görmeyebilirsin ama asla kaybolmaz..

Model : Anıl Altan
Styling : KorayCaner
Fotoğraflar/Photos : KorayCaner
Stüdyo/Studio : Outletim
Ürünler/Outfits : Outletim (Detaylar ayrıntılı yazıda/Details on the next post)

[moda / fashion]

Milan Fashion Week Mixo 3

Bu kadar defile, üstüne bir de Istanbul’daki etkinlikler ve işler derken, programın gerisinde kaldığımı itiraf etmeliyim. Bu yüzden Milano Moda Haftası’nın son iki gününde karşımıza çıkanlardan seçtiğim ikişer tanesini burada paylaşacağım, geri kalanları ise Facebook albümünde sizlerin yorumlarına bırakacağım. Yorumlarınızı merak ediyorum, parmakları çalıştırın!

* Lots of runway shows, some extra stuff in Istanbul and I should admit that I am behind the schedules! So, I am posting some selections from Milan Fashion Week – Day 3 and Day 4. It’s your time to post comments and show me what you like or not in these! Click for the photos on Facebook.

Canali

 

DSquared

 

Z Zegna

 

Gucci

 

Giorgio Armani

 

ETRO

 

Alexander McQueen

 

 

[moda / fashion]

D&G Spring Summer 2012

D&G – her nedense – hiç beklemediğim kadar hayranlıkla izlediğim bir koleksiyon ile çıktı Milan Fashion Week podyumuna.. Defile başlangıcında arka planda gördüğümüz desenler ‘Ben size bol bol desen göstereceğim, çeşit çeşit eşarplara bürünmüş erkekler çıkaracağım!’ diye bağırıp beni korkutmuş olsa da akıp giden dakikaların sonunda sadece ‘Bunu da istiyorum! Bunu da istiyorum! Bunu da!’ dedim.

İlk izlenim ‘Ee bunlar ETRO!’ ya da ‘Babaannemin eşarpları!’ gibi olacakken bir anda denim seksapelini de işin içine katan parçalar sıralandı, bir diğerini gördükçe aklımı kaçırmamak için zor tuttum kendimi. Bütün laflarımı yuttum.

D&G Spring Summer 2012 defilesini aşağıda izleyebilir, benim en sevdiklerim için ise biraz daha aşağıdaki yorum bölümüne geçebilirsiniz.

* Let me be honest, I was not expecting this! When I first saw the scarf prints on the background, I was like ‘Holy crap! Grandma’s scarves are coming!’ which tended to be followed by ‘ETRO much?’ question. After all of these.. Silence and appreciation of this wonderful collection from D&G! Sexy denim mixed with prints and now those looks are strong, memorable, appealing..

You can watch D&G Spring Summer 2012 below. My fave pieces and comments are at the end of the post.

Benim yıllar boyu yanından geçmeye korktuğum ancak son aylarda tekrar bağrıma bastığım denim gömlekler öyle havalı desenlerle bir araya gelmiş ki, bütün koleksiyon sadece bu parçalardan oluşsa bile sıkılmayacağım ben. Cepler ya da kollar, her seferinde şaşırtacak bir yer kendini desenlerle kaplı bulmuş. Ha tabi unutmadan, ayakkabılar da!

* I never liked denim shirts but now I am a huge fan! Prints are so cool and denim is so sexy with these prints. If the entire collection was full of these displaced parts of denim and prints, I would not complain. Pockets and arms are full of surprising effects, and yes, shoes too!

Kısa ya da uzun fark etmez, bacaklarını kapatan şey bu kadar güzel görünebilir mi? Kabul, bu desenler riskli! Ya çok ucuz görüneceksin ya da muhteşem bir iz bırakacaksın. Ancak denemeye değmez mi?

* Longs or shorts, no matter which you choose; these look great! I admit, potential to look cheap and potential to be remembered forever is out there! But hey, they worth a try!

Bu. Tarifsiz olan bu işte. Açık renk denim gömlek, beyaz-kırmızı-kahverengi-sarı ile bezeli bu pantolon ve mercan kırmızısına yakın süet ayakkabılar. Bir son dokunuş da o güzel şapkadan!

* Can not describe my feelings to this look! Loved every single piece of it! Light blue denim shirt, white-red-brown-gold all around, then some (coral?) red suede shoes and a final touch by that lovely hat! A-M-A-Z-I-N-G!

Erkekler son kez podyumda. Kapanışa yakışacak şekilde, belki de onlarca desenin, kalıbın, en güzel şekilde kullanılığı, ağzımı açık bırakan defileyi noktalayan bir kare..

* Lastly.. All the boys in scarf patterns.. A summary of what this is all about..

[moda / fashion]

Dolce & Gabbana Spring Summer 2012 : The Net

Sıradan mı? Değil. Aklımı başımdan aldı mı? Değil. Peki neydi Domenico ve Stefano’nun bize sunmaya çalıştığı? The Net, adından da öngörülebileceği gibi ilhamı ağlarda bulunmuş, neredeyse tekdüzeleşen kıyafetler arasında bir çıkış yolu bulmaya çalışan bir koleksiyon. Kaliteli kesimler ve işçilik, biraz sınırı zorlamaya çalışan fikirlerle bir arada ‘örülmüş’ ve karşımıza The Net çıkmış. Giderek dijitalleşen dünyada Dolce & Gabbana’nın da farklı dijital projelerle sürekli karşımıza çıkıyor olmasına bir gönderme var mıdır bilmem ancak The Net her iki anlamı için de bir şeyler vaat eden bir koleksiyon olmuş.

* Ordinary? No. Made me crazy? No. So just tell me, what is the thing Domenico and Stefano are trying to tell us? The Net, getting inspiration from its very own name, is trying to have some fresh air among prototypes. Beautifully tailored pieces, some boundary streching executions and a little bit of conceptual touch came together and we saw The Net. Dunno if The Net also refers to the digitalizing world – in which Dolce & Gabbana is seriously enthusiastic – but it definitely pays for the first meaning of the name. You can watch the video below. Rest is my comments on some pieces.

Eğer izlemek istersen, defile videosu hemen aşağıda. Sonrasında da seçtiğim bazı tasarımlara eşlik eden yorumlara yer vereceğim bu yazıda.

Kusursuz kesilmiş pantolon ve gömlekler, alıştığımız Dolce & Gabbana kalitesinde. Özellikle sağdaki gömlek çok iyi duruyor.

* Impeccable shirts, especially the one on the right!

Bu yaz renk istilasının arasından kendini göstermeye çalışan beyaz, önümüzdeki yaz kendini daha da gösterecek gibi. Kesimlerde farklı hareketlere rastlamak mümkün, aman dikkat!

* May be lost among other colours this year, however, white will be all around next year!

Şimdi biraz hava almaya başlıyoruz. Ağlardan oluşan hırkalar, ceketler ve süveterler cesur erkekler için. Eğer sıradan ve güvenli gitmek istiyorsanız, bundan sonrası size göre değil.

* Time to breathe some fresh fashionable air! Cardigans and jackets made of nets is not for guys who plays safe while it comes to the style!

Özellikle yukarıdaki ceketlerde işçilik kusursuz duruyor. Böyle bir cekete sahip olmayı istememek mümkün mü?

* How can I possibly describe my feelings on those jackets?! They are the climax of the collection for me!

Defilenin en çok konuşulan isimlerini en sona sakladım haliyle. David Gandy ve Noah Mills, kim bilir hangi kadının ağına takılmış olacaklar ki bu şekilde yürüyorlar defilede?

* The last touch, of course, David Gandy and Noah Mills, with a little bit of twist! Nice treat for all!

 

[moda / fashion]

Haziran Erkekleri : ELLE MAN

Haziran Erkekleri serisinde sıra ELLE Türkiye’nin bu ay bizlere sunduğu dergi olan ELLE MAN’de. Uzun uzun yazmak istediğim, hepinize daha yazıya başlamadan ‘Gidin, koşun, alın!’ demek istediğim dergide..

Önce eksikten ya da benim daha farklı olmasını tercih edebileceğim bölümden başlayayım: Kapak! Evet, derginin kapağında podyumdan fırlayan Burberry erkekleri görmek çok hoş olsa da özel hazırlanmış bir kapak beni daha çok etkilerdi diye düşünüyorum. Peki ya içeride neler var? diye sorarsanız..

* Reviews of June supplements are going on and it’s time to have a look at ELLE MAN, which is the definite fave of this month! Only thing I’d change is the cover, which is also good enough since it’s providing us lots of Burberry love! What comes after cover? Let’s have a look..

Sayfalar dolusu temalı alışveriş önerileri.. Sezonun öne çıkan trendleriyle süslü güzel alternatifler..

* Several pages of shopping ideas ..

Podyumda gördüklerimizin geniş çaplı bir kritiği..

* A nice critique of runway looks..

Kendisinden pek haz etmesem de son dönemde genç kızlarımızın sevgilisi olmuş Robert Pattinson ile yapılmış bir söyleşi..

* Interview with Robert Pattinson, whom I dislike and dunno why..

Kadın ve erkek dünyalarını iç içe geçiren ‘Kadınlar, erkeklerin nelerini giyer?’ adlı yazıda farklı kadınların erkek dünyasından çaldığı kıyafet ya da aksesuarlarla gerçekleştirilen çekim ve röportajlar..

* Mixing men and women with masculine details on different women from different backgrounds..

Şehrin sokaklarında dolaşan yakışıklı – ve bir çoğu tanıdık – beylerin stil dolu kareleri ile oluşturulan güzel bir çalışma..

* A nice collection of city men at their best looks..

‘Ne iyi etmişler de bunları bizimle paylaşmışlar!’ diye düşündüğüm bu röportaj ve fotoğraflar.. Karl Lagerfeld’in yanından ayırmadığı tost makinasını görmek bile çok acayip..

* Kaiser’s suitcases which I want to be a part of..

Erkek bakımı ile ilgili çeşitli öneriler ve detaylı bilgiler..

* Tips about body care and beauty (for men of course!)

ELLE MAN sayfaları boyunca farkını gösteren Mert Aslan’ın dokunuşuyla muhteşem görünen çekimden kareler..

* Magnificent shoot styled by talented Mert Aslan, whose contributions to the mag is obvious..

Bu kadar farklı konuyu bir araya getirip en ince şekilde işleyen ELLE MAN bence kocaman bir alkışı hak ediyor. Hem kendi başına yerel olarak çıkarttığı işler hem de dışarıdan alınan haberlerin kalitesi ve okuyucuyu yakalıyor olması sayesinde ELLE MAN bu ay karşıma çıkan ‘erkek’ odaklı yayınlar içerisinde en üst sıraya taşındı..

Emeği geçen herkesi tebrik etmek lazım..

* Result : Success! I just want to congratulate ELLE MEN since they have created a mix of well conducted local content and interesting worldwide features while grasping the attention of the reader at all times.

[moda / fashion]

Haziran Erkekleri : VOGUE MEN

 

Vogue Hommes ile erkek dünyasıyla dirsek teması kuran Vogue, Türkiye’de çıkarttığı Vogue Men eki ile bu temasın biraz daha uzağında kalmış gibi duruyor. Tabi ki ikisi farklı yayınlar, farklı şekilde çıkıyorlar, farklı amaçlara hizmet ediyorlar. yine de Haziran ayında çıkan dergiler içerisinde beklentilerimi yüksek tuttuğum ancak genel olarak farklı yönde sonuçlarla karşılaştığım ek oldu Vogue Men.

* This time, I am reviewing VOGUE MEN, which will not take too long since the content is not that satisfying.Guess it is my expectations from Vogue.

Erkek modeller içerisinde en çok konuşulan isimlerden olan Jon Kortajarena ile gerçekleştirilen bu çekimi bir süre önce görmüş, beğenmiştik. Şimdi Vogue Türkiye, Vogue Men eki için bu çekimi kullanmış.

* Although we have already memorized the shoot of Jon Kortajarena, VOGUE MEN uses this as a favor to us. On the other hand, a new shoot dominated by Burberry (named Up-Date) welcomes us at the last pages.

VOGUE MEN, kendi çekimini de eklemeyi unutmamış tabi. Bol bol Burberry gördüğümüz Up-Date başlıklı çekim beni sadece bir kaç kare ile yakalayabilmiş olsa da kendi üretimleri olduğu için artıyı hak ediyor.

Tematik olarak sınıflandırılmış ürün örnekleri, teknoloji ve otomobil için ayrılmış sayfalar ve kozmetik önerileri, VOGUE MEN’in diğer güzellikleri. Aslına bakacak olursanız bir moda dergisi yerine bir erkek dergisi olarak daha çok iş yapabilecek bir ek olmuş VOGUE MEN.

Beklentilerimin yüksekliğinden mi bilmem, maalesef çok etkilenmedim bu ‘erkek hizmeti’nden. Heyecanımı bir sene sonrasına saklamam gerekiyor sanırım, hazırlanayım şimdiden..

* Pieces according to the themes of this summer, techno-freak and automobile-lover pages, healthcare and personal care.. These parts can be found in VOGUE MEN, which mostly looks like a gentlemen magazine, rather than a fashion magazine for men. Repeating, I had high hopes, which needs to be satisfied as soon as possible, may be next year?