<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>koraycaner &#187; dünya</title>
	<atom:link href="http://www.koraycaner.com/tag/dunya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.koraycaner.com</link>
	<description>Kadın Erkek Bir Arada, Moda - Lifestyle - Trendler - Olur Olmaz Ne Varsa, Burada!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2012 07:54:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Ancient Industries</title>
		<link>http://www.koraycaner.com/2010/01/ancient-industries/</link>
		<comments>http://www.koraycaner.com/2010/01/ancient-industries/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 13:44:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>koraycaner</dc:creator>
				<category><![CDATA[[o benim dünyam / that's my world]]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[eşya]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.koraycaner.com/?p=778</guid>
		<description><![CDATA[İsmiyle müsemma bir internet sitesini tanıtmak istedim sizlere bugün. Ancient Industries , 1900&#8242;lü yıllara güzel bir gezinti yapmanızı sağlıyor. Sitenin sahipleri dünyanın pek çok yerinde gezip dayanıklı, kullanışlı ve ilgi çekici ev eşyaları toplayarak başlamışlar bu işe. Zamanla eşe dosta dağıtmak zorunda kalmışlar ellerinde kalanları. Ve sonunda &#8220;Neden para kazanmayalım?&#8221; diyerek bu sevimli siteyle satışa başlamışlar. <a href="http://www.koraycaner.com/2010/01/ancient-industries/"> read more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsmiyle müsemma bir internet sitesini tanıtmak istedim sizlere bugün.</p>
<p><a href="http://www.ancientindustries.com/">Ancient Industries </a>, 1900&#8242;lü yıllara güzel bir gezinti yapmanızı sağlıyor.</p>
<p>Sitenin sahipleri dünyanın pek çok yerinde gezip dayanıklı, kullanışlı ve ilgi çekici ev eşyaları toplayarak başlamışlar bu işe. Zamanla eşe dosta dağıtmak zorunda kalmışlar ellerinde kalanları. Ve sonunda &#8220;Neden para kazanmayalım?&#8221; diyerek bu sevimli siteyle satışa başlamışlar.</p>
<p><a href="http://www.koraycaner.com/wp-content/uploads/2010/01/ancind.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-779" title="ancind" src="http://www.koraycaner.com/wp-content/uploads/2010/01/ancind.jpg" alt="ancind" width="550" height="663" /></a></p>
<p>Bulacağınız ürünler tabak-çanak, faraş, sıcak su torbası gibi günlük ev eşyaları olmasına rağmen insan her birini incelerken heyecan duyuyor.</p>
<p>Ürünlerin pahalı olması için herhangi bir bahane bulamasam da (vintage is expensive?) siz de bu siteye bir göz atın,  kendi evinizde durduğu yerde hiç dikkat çekmeyen eşyaların aslında ne kadar kullanışlı ve stil sahibi olduğunu bir kere daha fark edin.</p>
<p>Not: Ancient Industries&#8217;e ait bir de blog var, internet sitesi üzerinden ulaşabileceğiniz. İncelemeye alın derim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.koraycaner.com/2010/01/ancient-industries/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklardık, Parlak Yıldızlardık O Zaman! &#8211; Uniquen</title>
		<link>http://www.koraycaner.com/2009/10/cocuklardik-parlak-yildizlardik-o-zaman-uniquen/</link>
		<comments>http://www.koraycaner.com/2009/10/cocuklardik-parlak-yildizlardik-o-zaman-uniquen/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 15:15:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>koraycaner</dc:creator>
				<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.koraycaner.com/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Ofisimdeyim…Tanrım ne güzel bir duygu. Ofisimdeyim, ofisimdeyim, ofiste… İşe başladım. Hem de çok afili bir şirkette. Şirketin çok özel ve güzel bir politikası var. Çalışanlar büyük çoğunlukla 18-23 yaş arasında, bir üst kademede az sayıda 23-28 yaş arası çalışan var ve ben o gruptayım. En üstte yaşları 45-70 arası değişen çok değerli bir grup mevcut. Biraz önce <a href="http://www.koraycaner.com/2009/10/cocuklardik-parlak-yildizlardik-o-zaman-uniquen/"> read more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ofisimdeyim…Tanrım ne güzel bir duygu.</p>
<p>Ofisimdeyim, ofisimdeyim, ofiste…</p>
<p>İşe başladım. Hem de çok afili bir şirkette. Şirketin çok özel ve güzel bir politikası var. Çalışanlar büyük çoğunlukla 18-23 yaş arasında, bir üst kademede az sayıda 23-28 yaş arası çalışan var ve ben o gruptayım. En üstte yaşları 45-70 arası değişen çok değerli bir grup mevcut. Biraz önce gelip telefonumu sonra da internetimi bağladılar. Bomboş bir masa ile karşılaşınca öyle panikledim ki bir süre odanın ortasında durup algılamaya çalıştım olan biteni. Yani yıllar boyu okuyup adam olmak deyiminin geldiği son nokta burası mı şimdi dedim kendi kendime. Takvim mi asmalıyım fotoğraf mı yapıştırmalıyım? Bir çerçeve koysam mı acaba, sahi kalemliklerimi nasıl dizmeliyim? İşte bütün bu sorular aynı anda beynime hücum edince yavaşça koltuğuma oturdum ve düşünmeyi yasakladım kendime. Birkaç dakika boşluğa daldım ve boşalttım karışan düşüncelerimi.</p>
<p>Belki de on seneden fazla süre kendimi sırf bunun için afyonlamıştım. Pazar günleri sabah hep bir gün bu hale gelebileceğimi ve artık rahatça uyuyabileceğimi hayal ederek kalkıp deneme sınavlarına koşturmuştum. Ortaokuldan itibaren işte elimde tutuğum ofisimin anahtarlarını alabilmek için sürünün içinde sürüden ayrılmaya çalışmıştım. Bazen test çözmekten yorulduğumda, her şeyi bırakıp hayal etmeye başlardım. O zaman TRT’de hafta sonları güzel filmler olurdu akşam kuşağında. Oradaki gençlerin hayatları hep cezp ederdi beni, hafta sonu yapılan pijama partileri, arkadaşlarla gidilen kamplar ve Pazar günleri evin arka tarafında kalabalık komşu gruplarıyla güle oynaya yenen barbeküler… işte bir gün bunların benim de hayatımda olup olmayacağını ya da var olsaydı nasıl olabileceğini hayal ederdim.</p>
<p>Benim gençliğim ise okuldan sonra gidilen dershaneden akşam vakti eve dönüş, tabi o saate kadar herkes akşam yemeğini yediği için sonradan ısıtılan yemekleri tek başına kaşıklama, eksik konuları soru çözerek tamamlama ve o hafta sonu yapılacak deneme sınavında sınıftaki diğer arkadaşlarımdan kötü almamak için birkaç deneme çözmekten ibaretti. Neyse ki üniversitede durum biraz daha insancıl bir boyut kazandı, ancak yeri geldiğinde sabahladığım projeler de oldu, hatta ÖSS’ye uzun derken üçer saat süren finallerde cebelleştiğim de. Bana öyle geliyor ki bu ülkede benim yaşlarımda olup benden çok da farklı bir gençlik yaşayan yoktur. Hepimiz aynı tornadan geçtik ama sahi nasıl bir sözleşme imzalatmışlardı bize bunların en başında? Ben hatırlamıyorum ya siz?</p>
<p>Din derslerinde hocamızın bizi imana getirmek için kullandığı bir hikaye geldi aklıma <img src='http://www.koraycaner.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>O zaman için puta tapan birini Müslümanlığa geçirmek için ikna etmeye çalışırlar, ki yanılmıyorsam Hz. Ali’ydi . (Ben de din kitaplarındaki hikayeleri kaynak göstermeye başladım ya daha ne diyeyim  :D )  Puta tapan sorar <em>‘Bana her şeyi anlatıyorsunuz da ya öbür dünya diye bir şey yoksa?’</em> der. Karşısındaki de anlamlı anlamlı bakar ve <em>‘ya varsa?’ </em>diye sorar. Ve adam hemencecik orada ikna olur kelime-i şahadet getirir. Bize de çalışkan bir öğrenci olur ve sınavlarımızda yüksek başarılar alırsak çok önemli insanlar olacağımız söylendi ve biz de hemen inanıp başladık koşturmaya ama sorarım size <em><strong>‘ya yoksa?’</strong></em></p>
<p>Diyeceksiniz ki <em>‘dostum, sen değil misin nihayet ofisimdeyim, yıllardır beklediğim an geldi diyen.’</em></p>
<p>Tamam dedim, ama ya bu durumu coşkuyla kabullenip şükretmem hataysa? Hemen bir gözlemimden örnek verip açıklayayım o halde;</p>
<p>İki gündür yolum Kızılay’dan geçiyor hem de tam işten çıkma vaktinde. Dolmuş bir ileri bir geri ilerlerken camdan seyrediyorum devlet dairesinden çıkan teyzeleri ve amcaları. Sıraya girmiş eve gitmek için servis bekleyeni de var, sıkışık trafikte kendi arabasıyla evine ulaşmaya çalışanı da. Peki ama ne için bunca hır gür? Cevabı basit; yaşamımızı idame ettirebilmek ve çocuklarımıza güzel bir hayat verebilmek için. Ve o sırada hırsız kediyi kuyruğundan yakalayıverdim. Ne dedin? <em>‘Çocuklarımıza güzel bir hayat verebilmek için.’ </em>Hımm… yani çocuklarımız iyi okullar kazansın diye sabah, akşam, hafta içi, hafta sonu gidecekleri dershanenin, özel hocanın ve kitaplarının masraflarını karşılayabilmek için. Sonra iyi üniversitelerde, en iyi yurtlarda, arkadaşlarından hiçbir eksikleri olmadan yaşayabilmeleri için ve sonra… sonra ülkemizde hiç bitmeyen krizden onların da nasibini alıp birkaç ay işsiz gezdikten sonra umduğunu değil bulduğunu yemesi için. Sonra bu bulduğuyla parayı biriktirip evlenmesi, çocuk yapması ve zamanında beklediğimiz kuyruklarda bu kez onların aynı nedenle beklemesi için… <em>‘Çocuklarımıza güzel bir hayat verebilmek için.’</em></p>
<p>Ben niye bu ofisteyim? Daha iyi bir yaşam standardı, daha iyi bir kariyer derken en sonunda gelip nihayete eriyor; <em>‘Çocuklarıma güzel bir hayat verebilmek için.’ </em>Herkesin aynı amaç için bu kadar amaçsız ve anlamsız yaşaması içimi burkuyor evime doğru adımlarımı sıklaştırırken. Çünkü ben ailem bana güzel bir hayat verebilmek için sabah akşam çalışırken güzel bir çocukluk ve güzel bir gençlik yaşamadım, en azından o çok özenerek izlediğim TRT filmlerindeki çocukların ve gençlerin hayatı gibi değildi.</p>
<p>Ve ben nasıl safça inanabilirim çocuklarıma böyle bir düzen içerisinde güzel bir hayat verebileceğime?</p>
<p>İşte bu nedenle inanmayınız öyle coşkuyla ofisimin anahtarını elimde sallayarak bir o yana bir bu yana koşturduğuma, benim ki yalnızca çocukça bir avuntu. Sırf<em> ‘Her şey boşaymış kızım yan derdine!’</em> diyen iç sesimi bastırmak için söylediğim bir şarkı. Ama en azından bu son bir haftada hayat bana çok güzel bir şey daha öğretti. Kendi kendime niçin bu ofisteyim niçin çabalıyorum dediğimde, <em>‘sadece ve sadece kendim için’</em> cevabını vereceğim. Hayattaki hiçbir mevkii ya da hiçbir işi sahiplenmeden yalnızca yaşayamadığım gençliğimin ve çocukluğumun acısını çıkartacak kadar para kazanıp çocuklarımı bu işe bulaştırmayacağım. Eğitim sisteminin onları kullanarak bir yerlere getirmesini değil, onların eğitim sistemini kullanıp bir yerlere gelmesini umacağım. Kendi adıma, bu anlamsız düzenin içine bulduğum tüm çomakları sokup başka bir düzenin mümkün olacağı günleri dileyeceğim.  Ama gün gelir de <em>‘Anne, bir dershane parası ver de gideyim.’</em> derse çıkarıp veririm herhalde ama tek isteğim o tür şeylere ihtiyaç duymayacağı bir yaşamda dünyaya gelmesi…</p>
<p><em>P.S:</em> Kendimi hiçbir şeyden zevk almayan nemrut bir kişilik gibi göstermek değil niyetim. Sadece birazcık daha çırpınıp öyle pes etmek istiyorum o kadar. ODTÜ az da olsa biraz isyankarlık bulaştırmış kanımıza ne yapalım <img src='http://www.koraycaner.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' />   Ayrıca hiçbirimizin o yurtdışında yaşam standartları yüksek, zevk-ü sefa içinde yaşayan, parti parti dolaşıp, spor yapan ve enstrüman çalan gençlerden daha asosyal ve beceriksiz olduğumuzu düşünmüyorum. Öyle olamadıysak bir sebebi var diyerek paylaşmak istedim o kadar. Kurulu düzenlerden bağımsız, <em>‘güzel’</em> bir gençlik ve yetişkinlik dönemi geçirmeniz dileğiyle…</p>
<p><em><strong><span style="color: #ffffff;">Uniquen…</span></strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.koraycaner.com/2009/10/cocuklardik-parlak-yildizlardik-o-zaman-uniquen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;da Bir Yerde &#8211; Uniquen</title>
		<link>http://www.koraycaner.com/2009/08/dunyada-bir-yerde-uniquen/</link>
		<comments>http://www.koraycaner.com/2009/08/dunyada-bir-yerde-uniquen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 13:56:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>koraycaner</dc:creator>
				<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.koraycaner.com/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Yeşil ekranların meşhur olduğu bir dönemdeyiz ya bu aralar, eline mikrofonu alanlar kendilerini keşfedilmemiş köylerde, sahil kasabalarında bulup ‘Burası da kirleniyor mu?’ diye bir soruyorlar muhtara. O da şaşkın ne desem diye düşünürken habere zeval gelmesinden korkan muhabir tekrar atılıyor lafa ‘Tarım, hayvancılık bitti diyorlar devlet pek bakmıyor buralara galiba.’ diyip veriyor gazı. Muhtar da <a href="http://www.koraycaner.com/2009/08/dunyada-bir-yerde-uniquen/"> read more <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeşil ekranların meşhur olduğu bir dönemdeyiz ya bu aralar, eline mikrofonu alanlar kendilerini keşfedilmemiş köylerde, sahil kasabalarında bulup ‘Burası da kirleniyor mu?’ diye bir soruyorlar muhtara. O da şaşkın ne desem diye düşünürken habere zeval gelmesinden korkan muhabir tekrar atılıyor lafa ‘Tarım, hayvancılık bitti diyorlar devlet pek bakmıyor buralara galiba.’ diyip veriyor gazı. Muhtar da düşünüyor, şimdi devlet büyükleri falan izler de ‘Haa buralarda her şey güzelmiş biraz daha unutalım biz bu köyü.’ der diye korkup, ‘Haklısın çok zor burada durumlar, yani destek bekliyoruz.’ gibilerinden laflarla dert yanıyor.  Sonra yine aynı muhabirimiz pansiyonda gördüğü turistlerle konuşurken Türkiye’yi sevip sevmediklerini merak etmeden yapamıyor ve soruyor.  Turistler de ayıla bayıla kaçıncı gelişleri olduğunu artık yerleşmeyi düşündüklerini ve boş zamanlarında köylülere yardım ettiklerini falan anlatıyorlar yarı İngilizce yarı Türkçe. Biraz önce ağlaşanlar bizimkiler değilmiş gibi muhtarla muhabir göğüsleri kabara kabara ‘Yaa, işte cennet vatanımız var, böyle bulup geliyor gâvurlar.’dercesine bıyık buruyorlar.</p>
<p>Gülüyorum.</p>
<p>Tamam, diyelim ki niyetin gerçekten o kasabayı tanıtıp ihya etmek ama biraz yaratıcı biraz farklı olsan daha güzel olmaz mı?</p>
<p>Hazır yazılar köyden, kasabadan ve doğal yaşamdan gidiyor derken bugün bir gazetenin hafta sonu ekinde okuduğum bir haberden bahsetmek isterim. Gençlerin yardım amaçlı fakir ülkelere gidip değişik deneyimler kazanarak geri dönmenin planlarını yapması bizim ülkemizde öyle çok sık rastlanan bir şey değildir. Yaz tatili başladı mı genellikle amca, teyze, halanın yanına yollanırız biraz değişiklik olsun diye. Biraz şanslıysak şöyle bir hafta ailecek tatil yapar sonra evde oturup pineklemeyi doğal karşılarız. Oysa dünyanın bizim mahallemizden daha geniş bir yer olduğunu ve yaşayabileceğimiz farklı deneyimlerin illa çok para ile olmayacağını düşünmek pek aklımıza gelmez. Banu Tuna bununla ilgili bilgilendirici çok güzel bir yazı yazmış. Avrupa Gönüllü Hizmeti adında üniversite öğrencileri (18-25) için oluşturulmuş sadece Avrupa’da yapılan kamplardan ve Uluslararası Gönüllü Çalışma Kampları adında dünyanın dört bir yanında hizmet vermekte olan kamplardan bahsetmiş. 3 haftadan 12 aya kadar sürebiliyormuş.</p>
<p><!--[if gte vml 1]><v:shapetype id="_x0000_t75"  coordsize="21600,21600" o:spt="75" o:preferrelative="t" path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe"  filled="f" stroked="f"> <v:stroke joinstyle="miter" /> <v:formulas> <v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0" /> <v:f eqn="sum @0 1 0" /> <v:f eqn="sum 0 0 @1" /> <v:f eqn="prod @2 1 2" /> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth" /> <v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight" /> <v:f eqn="sum @0 0 1" /> <v:f eqn="prod @6 1 2" /> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth" /> <v:f eqn="sum @8 21600 0" /> <v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight" /> <v:f eqn="sum @10 21600 0" /> </v:formulas> <v:path o:extrusionok="f" gradientshapeok="t" o:connecttype="rect" /> <o:lock v:ext="edit" aspectratio="t" /> </v:shapetype><v:shape id="_x0000_s1026" type="#_x0000_t75" style='position:absolute;  margin-left:210pt;margin-top:665.95pt;width:150pt;height:150pt;z-index:-1'  wrapcoords="-108 0 -108 21492 21600 21492 21600 0 -108 0"> <v:imagedata src="file:///C:\Users\Koray\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg" mce_src="file:///C:\Users\Koray\AppData\Local\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image001.jpg"   o:href="http://www.redcross.ie/var/corporate_site/storage/images/media/images/eupdate/august_2008/youth_group_photo/9376-1-eng-GB/youth_group_photo_medium.jpg" /> <w:wrap type="through" /> </v:shape><![endif]--><a href="http://www.koraycaner.com/wp-content/uploads/2009/08/DSC_0473.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-106" title="Gönüllüler" src="http://www.koraycaner.com/wp-content/uploads/2009/08/DSC_0473-300x199.jpg" alt="Gönüllüler" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Bu şekilde dünyayı baştanbaşa dolaşabilirsiniz bile. Nasıl gideriz biz oralara, cepte para mı var demeyin hemen, barınma, yiyecek, ulaşım, sigorta ve az miktarda kişisel harcamaları karşılıyorlar. Size kalan ise geri dönünce ‘Ben Sudan’dayken…’ diye başlayan ve askerlik anıları misali bitmeyen hikâyelerle arkadaşlarınıza hava atmak. Bunun yanında biraz da hayatın farklı yönlerini öğrendim, çok etkilendim ve artık yeni bir hayat felsefem var diyecek kadar etkilenirseniz de yanınıza kar kalır. Şimdiden söyleyeyim ben araştırmalara başladım ve gitmek niyetindeyim. Hazır gençlik feneri sönmemişken dünyanın başka başka yerlerine de ışık tutalım değil mi ama? Kim bilir belki gelecek sene bu sıralar yazılarımı muson yağmurları altında dünyanın bir ucundan Koray Caner’e ulaştırmak için uğraşıyor olurum.  O da gitmemden istifade yerime başka birini alırsa, dert değil biraz süt tozu biraz bisküvi keyfimi yerine getirir kanımca…</p>
<p>Uniquen…</p>
<p><em>Koray Caner’e Not: Herkes hayaller kurar, planlar yapıp kararlar alır ancak çok az kişi bunu gerçekleştirecek adımlar atar. Bir akşamüzeri site için yapmak istediklerini o çok sevdiği Starbucks’ta anlatırken onun bu heyecanına katılmamak imkânsızdı. Her zaman yaptığım gibi hemen dâhil ettim kendimi plana. O da kapılarını açtı içeriye buyur etti beni centilmence. Bakalım bizimki ne yapacak derken ideallerini ne kadar ciddiye aldığını bu siteye daha ilk girişimde görmüş oldum. Ben biraz haremin mahreminde gizli kalacağım ve elimden geldiğince her konuda sana destek olmaya çalışacağım.</em></p>
<p><em>Siteni görünce aklıma bir anım geldi.</em></p>
<p><em>Üniversite’deki Fizik dersi asistanım ev arkadaşını trafik kazasında kaybettikten sonraki hafta laboratuara gelip hayatla ilgili bir yazı yazmamızı istemişti. Ben de onu düşünerek bir şeyler yazıp vermiştim, ertesi hafta ismimi söyleyip kim olduğumu sordu. Yanıma geldi, uzun uzun baktı ve dersin bitiminde gözlerimin içine bakıp ‘yazından çok etkilendim Uniquen, yolun açık olsun.’ dedi. İşte şimdi de ben senin yaptıklarına bakıp diyorum ki, sen fark etmesen de çok güzel şeyler yapacaksın dostum, yolun açık olsun…</em></p>
<p><em> </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.koraycaner.com/2009/08/dunyada-bir-yerde-uniquen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

