Tag Archives: beyoncé

W Magazine Madness

New York’ta dergi satan bir dükkan. Tavana kadar uzanmış raflarda daha önce adını sanını duymadığımız dergiler. Bir anda Beyonce çıkıyor oradan, Listen Up! diyip ele geçiriyor.

‘Dönüş yolunda 10 saat uçuş var, okunur elbet.’ diyerek çantaya attığım dergiler arasında sizinle paylaşmak için sabırsızlandığım bir tanesi var ki işte Beyonce’nin bütün ihtişamıyla kapağından fırladığı dergi de bu, W Magazine.

Temmuz sayısı, müzik sayısı. Sayfalar arasındaki müzisyenlerle yapılan çekimler ve özellikle müzisyenlerin moda ile olan bu yakın temasına ayrılan bölümlere büyük bir hayranlıkla daldım.

Başlıkların hepsi birbirinden iddialı, ben bir kaç tanesini sizin için buraya aldım.

* A little store in NYC, took us in, presenting hundreds of fresh magazines. ‘It’s a 10-hrs-flight so take as many as u want!’ says an inner-voice and here it is! One of the best in my hands, W Magazine July 2011 with Beyonce calling me for action! What’s more? Fashion + Music + Fashion + Music + Fashion + … + Music = Total LOVE! 

Fierce, Fearless, Female – Beyonce

Crazy In Love ile başlayan, Single Ladies (Put A Ring On It)’e uğrayan, Run The World (Girls) ile şimdilik yeni hedefine ulaşan çeşit çeşit Beyonce ile birlikte göz alıcı bir yolculuğa çıktığımız bu yazıya Patrick Demarchelier tarafından çekilen fotoğraflar eşlik ediyor.

Beyonce gibi bir divanın nefes kesici fotoğraflarının ardından başka bir diva – ya da hayranlarının deyimiyle Mother Monster – alıyor sahneyi. Sayfalarda Lady Gaga’yı göreceğinizi zannediyorsanız yanılıyorsunuz, peki ya ne var devamında?

* Milestone looks of the diva from the very first steps till today, with stunning photos by Patrick Demarchelier, Beyonce is total hotness and as the title says – Fierce, Fearless, Female! Another diva after that? Mother Monster, not as herself but.. Check it below! 

Dressing Miss GaGa 

Seveni sevmeyeni bir yana, Lady  Gaga her zaman taklit ettiği, yarattığı ve yönettiği moda ile konuşuldu, başına bir şey gelmezse uzun bir süre daha konuşulacak. Bu ‘moda’ sadece Miss Gaga’nın elinden çıkmadı elbette. Arkasında Haus of Gaga adını verdiği bir ekip, ekibin içinde adeta keşfedilmeyi bekleyen Nicola Formichetti vardı. Mugler mirasının başındaki yeni isim, hala Gaga’nın en büyük yardımcısı, W Magazine sayfalarında moda ve müzik dünyalarını bir araya getirenlerin arasındaki haklı yerinde güzel bir röportajla yer aldı. Moda ve müzik dünyalarını bir araya getirmek demişken..

* Love or Hate Her, Lady Gaga is being a huge hit with her looks, copied from a previous reference point, created by Haus of Gaga or managed by many others. Here on W Magazine what we talk about is the man behind all of this! Nicola Formichetti, of course! Fashion and music is combined in this genuine interview. Speaking of this combination..

Behind The Muses 

Müzik dünyasında sesleriyle milyonlara ilham olanlar, elbette bazı tasarımcıların da gönüllerini çeleceklerdi, değil mi? Ya da belki tam tersi, pek çok sanatçı, üzerinde tasarımlarını taşıdığı isimlerle birlikte kamera karşısına geçmeyi deli gibi isteyecekti. Hangisi oldu bilmem ama aşağıdaki gibi fotoğraflar ortaya çıktığına göre, müziğin modayla kimyası muhteşem olmalı..

* It’s inevitable that the musicians are effecting millions, including top designers. So here in these photos, we see who is matching with who! Janelle – Chanel – Monae in the tub with Lagerfeld, Florence Welch dancing with Gucci’s Frida Giannini and so on..

Janelle Monae, Kaiser’in dişi bir kopyası gibi görünmüyor mu? Hem Lagerfeld’in dediğine göre sadece stilleri değil, isimleri de birbirine benziyor, Janelle ve Chanel!

Yoko Ono 78 yaşının ihtişamını yaşayadursun, Proenza Schouler tasarımcıları hala kendisinin 60′lı ve 70′li yıllardaki görünümlerinden ilham aldıklarını söylemekten çekinmiyorlar.

Florence! Her kırmızı halıda, her sahne performansında aklımızı başımızdan almayı çok iyi biliyorsun sen! Koluna Gucci’nin Frida Giannini’sini takıp dans etmeyi de! Tabi Giannini ancak Florence Welch’in şu anda sürdürdüğü konser turundaki kıyafetlerini hazırlamaktan boş vakit bulabildiğine kaçıyordur bu ateşli dans pistine.

Peki ya sen Donatella? M.I.A ile ilgili ‘Tarzını çok yenilikçi ve taze’ buluyorum derken, kendi taze günlerin mi geldi aklına? Bisikletler falan, ilahi.. Yine de Versace olarak fena sahiplenmişsin M.I.A’i belli..

Londra’da bir binanın çatısında, Burberry’nin altın adamı Christopher Bailey, ‘İngiliz görünümünün vücut bulmuş hali!’ diye tanımladığı George Craig ile birlikte.. Beatles çalıyor fonda, eminim buna..

More More More 

Peki ya başka? Yukarıda gördük, Beyonce  kapakta ama bir de Christina Aguilera opsiyonuyla. Yanında ‘The Hit Parade’ çekimi, Terry Richardson karelerinde müzik dünyasının stil ikonlarının yeniden can bulmuş halleriyle. Üstüne Pharrell Williams’ın günlük hali de eklenince.. Bakmaya doyulamayan bir dergi, 4.99 $ değerinde bir hazine, W Magazine. Bir şekilde bulursanız kaçırmayın, en olmadı W Magazine sayfasında çekimlerden daha fazla fotoğraf ve videoya ulaşın.

*More? The cover’s Christina Aguilera version, ‘The Hit Parade’ shoot of Terry Richardson where style icons of the music world are revived, a-daily-dose-of-Pharrell Williams and so on.. Costs $4.99, worths a treasure! Please go and check W Magazine website in order access more photos and extra videos.

Bad Girl Gaga feat Honey Bee – Telephone (Video)

Lady Gaga

Hello hello baby you call I can’t hear a thing..

Bekledim.. Heyecanla bekledim hem de..

Lady Gaga, en az Bad Romance kadar iyi bir klip çeksin, yine kendini aşsın diye bekledim..

Erkenden kalktım, klip yayınlandıktan yaklaşık 1 saat sonra izlemek için bilgisayar başına kuruldum..

Türk Telekom, tüm marifetiyle bu keyiften alıkoydu beni.. Bu nasıl bir yavaşlık, bu nasıl bir altyapı eksikliğiyse artık..

Geleneksel hale gelen “Türk Telekom’u kötüleme” seanslarımı aşıp, zar zor yüklenen 9dakika 32saniye uzunluğundaki  ”Telephone” video klibini izlemeye koyuldum..

Evet, doğru.. neredeyse 10 dakika süren bir “şey” bu.. Ama cidden “klip” değil bence..Bu “şey”, televizyon kanallarında saat başı görünsün, günde 15 kere izlensin diye hazırlanmış olamaz.

Beğenerek dinlediğiniz bir şarkının klibi nasıl olsun istersiniz? Hani çıksın kanallarda, izlerken de zevk alayım, kapılıp gideyim .. Belki bir iki değişiklik olur şarkının akışında, düete uydurmak için falan.Ama Telephone için durum tamamen farklı..

Bu sefer amaç “Lady Gaga ve Beyoncé ile bir kısa film çekelim, arka fonda da bir şarkı olsun..emm.. ne olsa ya.. dur Telephone var onu koyalım” kadar basit.

Şarkı da normalde kısa bir şarkı değil evet, neredeyse 6 dakika.. Ancak en azından geçişleri düzgün,akıyor. Ama bu klip, çeşitli zamanlarda uzun diyaloglarla kesiliyor, şarkıyı dinlerken girilen mod asla yakalanmıyor.

Bunu göz ardı etmek mümkün mü bilmiyorum ama hadi bir an göz ardı edelim, işte o an bu klip benim gözümde görsel olarak yine farklı deneyimler sunan ve çok eğlenceli bir Lady Gaga yaratıyor. Bazı sahnelerdeki mizah öğeleri o kadar şok edici çıkıyor ki, bi anda klibin ağır havası dağılıyor.

Klipte pek çok sponsor sık sık gözümüze sokuluyor, eh tabi Queen B’yi bu kadar uzun bir klipte oynatmak epey masraflı olmalı :)

Klip, veya artık adı her neyse, bu kadar uzun olunca, incelenecek bir hayli sahne çıkıyor karşımıza. Tek tek anlatmak mümkün olmadığı için zaten bu 10 dakikalık deneyimi size bırakıyorum.


[Ben şimdilik ilk saatlerin heyecanıyla Youtube'daki orjinal halini koyuyorum. İlerleyen günlerde Vimeo'da kaliteli bir versiyon bulduğumda onunla değiştireceğim bunu. Ama siz sabırsızlanıyorsanız şu anda Vimeo'da düşük kaliteli bir versiyonu da mevcut.]

Bakalım siz Lady Gaga ile Beyoncé arasında tutturulan bu garip kimyayı nasıl bulacaksınız.

not: klip ülkemizde RTÜK engeline takılır, lezbiyen aksiyonlar içerdiği için

not2: klipte Kill Bill’den hatırladığımız Pussy Wagon var

not3: Beyoncé ile Lady Gaga arasında da dostluktan öte bir bağ var imajı çizilmiş

not4: kıyafetleri iyi inceleyin, çok kafa kurcalayan detaylar bulacaksınız

Lady Gaga, Sibel Can’a Karşı

Lady Gaga

Lady Gaga‘nın merakla beklediğimiz yeni video klip çalışması Telephone, bir kaç gün içerisinde karşımızda olacak!

The Fame Monster albümünden gelen ikinci single olan Telephone’da, Beyoncé , Lady Gaga’ya güçlü vokaliyle eşlik ediyor.

Tam bir dans parçası, danceFLOORsmashHit!

ilk dinlediğimden beri yerimde duramıyorum!

Video klip ilk açıklamaya göre bugün çıkacaktı ancak son resmi açıklama bir kaç gün daha beklememizi söylüyor. Bu bekleyiş sırasında da yeni promo fotoğraflar karşımıza çıkıyor.

[not: ben bu yazıyı yazarken resmi açıklama geldi, 9 dakikalık video klip 11 Mart 2010 Perşembe geceyarısında karşımızda olacak, Türkiye saati ile Cuma oluyor, tabi ki burada yayınlayacağım]

Lady Gaga

[dans sahnelerinden birisi, her şey çok parça parça sanki bu sefer]


Lady Gaga

[kliple ilgili fısıltılar, klibin hapishanede geçeceği yönündeydi..]


Beyoncé

[üstündeki her neyse,bayıldım! that's ma girl!]


Bu fotoğrafların arasında bir tanesi var ki, ilk gördüğüm andan beri aklımda çok deli bir çağrışımla yer edindi. Ve bunu tekrar tekrar düşünüp kahkahalar atmaktan kendimi alamıyorum!

Lady Gaga

Koray: Bu ahize..Bu kafadaki kola kutuları..Çok tanıdık.. Ama bir şey eksik sanki..

Caner: “Daha neler amanın daha neler, amma da abarttın”

Koray: Hay ağzını öpeyim lan, Sibel Can!

sibelcan2

“Çantada Keklik” klibini izlemiş olanlar bu görüntüyü anında hatırlayacaklar..

Sen yıllarca Türkiye’de garip şarkılar garip klipler üreten insanları eleştir, yap et..

Manyak manyak sevdiğin Lady Gaga gidip aynısını yapsın..

“Oha oğlum Lady Gaga yapıyorsa bi bildiği vardır heleyöö” diyerek kurtarmaya çalışmayacağım.

Bundan sonra Sibel Can, gözümde uluslararası standarda sahiptir!

not: daha neler , daha daha neler , amma da yaptın koraycaner

Amazon’dan Paket Var

Evdeki kitap dergi DVD yoğunluğunu artıracak bir hareket belki ama yine de dayanamadım!

Yaklaşık iki hafta önce verdiğim siparişim elime ulaştı ve bu siparişten  bir kaç öneri çıkar diye düşündüm.

İlk önerim aslında bir “tekrar” olacak bu sayfalarda gezinenler için. Bundan iki hafta önce Alice’in Maceralarına Yeniden Bakın başlıklı yazımda bahsettiğim kitabı aldım!

Alice's Adventures in Wonderland

Fotoğraflarda da gördüğünüz gibi bu yeni tasarım Alice kitabındaki pek çok detay, insanı görsel bir ziyafetle başbaşa bırakıyor. 159 sayfalık bu maceranın ilk basımına sahip olmak çok mutlu etti beni. Kitabın içerisinde daha önce resmedilmemiş farklı bir bölümün de okuyucuyla buluştuğunu hatırlatayım.

İkinci öneri müzik dünyasından..

Son yılların en büyük divalarından birisi! Beyoncé , “I AM.. YOURS” isimli performans seti ile karşımızda.

2 CD ve 1 DVD’den oluşan bu sette 30′dan fazla şarkıyla bizleri muhteşem bir dünyaya bırakıveriyor Beyoncé.

Beyoncé - I Am.. Yours

Single Ladies, If I Were A Boy ve Sweet Dreams gibi liste başı şarkıların yer aldığı bu setteki DVD saatler süren görsel bir şölen içerirken CD’ler ise bu şölenin canlı kayıtlarını sunuyor bize.

DVD içeriğindeki sahne arkası görüntüler sayesinde Beyoncé’yi hiç olmadığı kadar yakından görmemiz mümkün.

Unutulmaz şarkıların muhteşem performanslarını içeren bu set tam bir klasik!

[* setin içerisinden performansın sergilendiği Wynn Las Vegas'ı tanıtan bir kitapçık ve Beyoncé'nin annesiyle ortak çalıştığı "House of Deréon" markasının ufak bir broşürü de çıkıyor]

Son öneri ise uzun süredir etrafta gördüğümüz bir aksesuar.

Bu “shutter shade” gözlükler bir süredir hem sokak modasında farklı tarz yaratmak isteyenlerin ilk aklına gelen aksesuar oldu, hem de pek çok şarkıcının klibinde karşımıza çıktı.

Shutter Shade

Pek çok mağazada “Kanye West Shutter Shade” olarak satılan bu gözlüklerden bir adet beyaz bir adet siyah sipariş etmiştim. İlerleyen zamanlarda çeşitli çekimlerde kullanılmak üzere onlar da  dolabımdaki yerlerini aldılar.

Not: Bunları ve aldığım diğer kitapları nereye sığdıracağım bilmiyorum, küçücük odam giderek daha da dolmaya başlıyor. Sanırım artık kendi evime çıkma zamanım geldi. Evet anne, baba, burayı okuyorsanız bi görüşelim :)

52. Grammy Ödülleri Sahiplerini Buldu!

52. Grammy Ödülleri için adaylar açıklandığında bir hayli heyecanlanıp o zaman benim için önemli olan detayları şurada sizinle paylaşmıştım.

Bir kaç saat önce bu heyecanı noktaladık.

Yeni açılan Bloomberg HT sayesinde 52. Grammy Ödül Töreni’ni Los Angeles’tan canlı olarak izledik.

Türkiye saati ile 03:00 – 06:30 arasında tam üç buçuk saatlik bir heyecan ve hayal kırıklığı maratonu yaşadık.

Heyecan?

1) Çünkü törenin açılış performansını Lady Gaga yaptı!

LadyGaga_0

“The Fame Factory” içinde oradan oraya koşturdu, en sonunda  tam ondan kurtulduk diyorken…

EltonJohnLadyGaga

Bir anda sahneye Elton John ile piyano başında dönüverdi! Bu öyle bir performans ki, izlerken ne yapacağımı şaşırdım, elim ayağıma dolandı, hop oturup hop kalktım!

Ben ekran başında kendimi bu performansa kaptırmışım ne çıkar, Elton John kendini Gaga’ya kaptırmış çoktan :)

GagaElton

Heyecan?

2) Çünkü Beyoncé muhteşem bir performans sergileyip kendini oradan oraya savurdu, yine!

Beyonce_0

Belki If I Were A Boy en iyi tercih değildi, ama o anda ne söylese büyülenip bakıyor insan.. Ne dinlediğimi unuttum ama bu gece ne gördüğümü yıllar sonra bile hatırlarım sanırım..

Beyoncé de bu geceyi yıllar sonra hatırlayacak çünkü 10 adaylığından 6′sında Grammy ödülünü kucakladı. Bunlardan canlı yayında gördüklerimiz  Single Ladies ile Yılın Şarkısı ve Halo ile En İyi Kadın Vokal Performansı ödülleriydi..

Beyonce_1

Heyecan?

3) Çünkü Pink yine ayaklarımızı yerden kesti..

Pink

Bütün vücudunu saran kıyafeti bir anda onu yukarılara taşıdı, hatta bir ara sulara gömüldü performans esnasında.. Havada döne döne, etrafını ıslatarak sergiledi yeteneğini..Aşağıdakiler pek memnun kalmamış olabilir :)

Heyecan?

4) Çünkü Michael Jackson adına çocukları Prince ve Paris sahnedeydi, Yaşam Boyu Başarı ödülünü alırken.

ParisPrinceJackson

Her ne kadar MTV müzik ödüllerindeki Michael Jackson bölümü kadar kuvvetli olmasa da , bu bölümde çocukların yarattığı duygusallık gecenin doruk noktalarındandı.

Hayal kırıklığı?

1) Evet, gecenin tek ve en büyük hayal kırıklığı –  Taylor Swift’in başarısı! Şimdi bana başkasının başarısı nasıl hayal kırıklığı oluyor demeyin lütfen.

TaylorSwiftStevieNicks

Lady Gaga, Beyoncé ve Pink gibi isimlerden, dev ses ve performanslardan sonra sahneye çıktı kızcağız, beni benden aldı. Ortaokul müsamerelerinden hallice bir performansla, detone ola ola geçti bu ödül töreninden!

Ama ne oldu? Yılın Albümü ödülünü aldı!

Evet!

Her şarkısıyla olay yaratan Beyoncé, albümü I Am.. Sasha Fierce ile alamadı bu ödülü..

Çıkardığı 4 single ile de liste başı olup rekor kıran Lady Gaga, albümü The Fame ile alamadı bu ödülü..

Fearless aldı.. Sahnede olsa olsa bimbo kadar değer taşıyan bu kız, Grammy ödüllerinin baş tacı sayılabilecek ödülü kucakladı..

Törenin sonu: Saat sabahın altı buçuğu, uykusuzluktan delirmiş halde Taylor Swift’e kocaman bir “Hadi Len!” dedim ve gözlerimi kapattım..

52. Grammy Ödülleri Adayları Açıklandı!

Ah, Grammy sezonu başladı.. MTV VMA, MTV EMA, AMA derken iş büyük ödülü kapmaya geldi.

52. Grammy Ödülleri adayları gün itibariyle açıklanmış durumda.

Bilmeyen, daha önce duymayanlar için Grammy: Müziğin Oscar’ı!

Oscar’ı bilmiyorsanız ben çaresizim.

Bu sene 52. kez dağıtılan, Amerika’nın en saygın ve büyük müzik ödülleri olan Grammy Ödülleri’nde aklıma gelen ilk üç kategorideki adaylıklara bakacak olursak:

Grammy

Yılın Kaydı:

  • Halo – Beyoncé
  • I Gotta Feeling – The Black Eyed Peas
  • Use Somebody – Kings of Leon
  • Poker Face – Lady GaGa
  • You Belong With Me – Taylor Swift

Yılın Albümü:

  • I Am.. Sasha Fierce – Beyoncé
  • The E.N.D. – The Black Eyed Peas
  • The Fame – Lady GaGa
  • Big Whiskey and The Groogrux King –  Dave Matthews Band
  • Fearless – Taylor Swift

Yılın Şarkısı:

  • Poker Face – Lady GaGa
  • Pretty Wings – Maxwell
  • Single Ladies – Beyoncé
  • Use Somebody – Kings of Leon
  • You Belong With Me – Taylor Swift

Bütün kategorileri yazmayacağım tabi ama bir genel bakış yapacak olursak Beyoncé 10 adaylık alıp en önde koşarken Taylor Swift hanım kızımız 8 adaylıkla coşmuş durumda! Black Eyed Peas, Maxwell ve Kanye West 6 adaylık almış.  David Guetta, Jay-Z ve Lady GaGa‘nın ise 5er adaylığı bulunuyor.

Liste uzun, liste karışık, liste yine sürprizlere açık bence.

Şimdi tek yapmamız gereken 31 Ocak 2010‘a kadar spekülasyonları dinlemek, tahmin listeleri oluşturmak ve Grammy heyecanını beklemek.

Aday listesinin tamamı için tıklayın!

Lady GaGa’s Telephone, so fresh so good!

Tıkla, dinle!

Çünkü bu Lady GaGa’nın bugün piyasaya çıkan The Fame Monster albümündeki en iyi şarkılardan birisi. Bad Romance zaten daha önce burada incelenmiş hatta videosu yılın videous ilan edilmişti.

Bad Romance ve tabi ki Bad Romance Video tıkladığında karşında!

Telephone ise bambaşka bir boyutta. Şarkıya Beyoncé eşlik ediyor, zaten onun girdiği kısımla birlikte o “güçlü kadın” modu iyice coşuyor diyebiliriz.

( Bu Beyoncé ile Lady GaGa ortaklığı zaten bir hoş oldu zira geçtiğimiz hafta da Beyoncé , Videophone şarkısını Lady GaGa düetiyle süslemiş ve çılgın bir kliple ortalığı karıştırmıştı. )

Yeni hit Telephone aslında sözleri itibariyle çok Demet Akalın.. Yani biraz ııııhm.. Bitchy!

Yok işte club ortamı, telefonum çekmio, ayrılalım mı dedin ben anlamadım, tüm gece aradın yeter beaaaah şeklinde eli maşalı kadın modu çok Türk işi, bu yüzden belki de şarkıya bi bayıldık ki sormayın!

Dediğim gibi şarkı yukarıda, sözleri aşağıda, buyrunuz.

Lady GaGa

Lady GaGa feat. Beyoncé – Telephone

hello, hello, baby;
you called, i can’t hear a thing.
i have got no service
in the club, you see, see
wha-wha-what did you say?
oh, you’re breaking up on me
sorry, i cannot hear you,
i’m kinda busy.

k-kinda busy
k-kinda busy
sorry, i cannot hear you, i’m kinda busy.

just a second,
it’s my favorite song they’re gonna play
and i cannot text you with
a drink in my hand, eh
you shoulda made some plans with me,
you knew that i was free.
and now you won’t stop calling me;
i’m kinda busy.

stop callin’, stop callin’,
i don’t wanna think anymore!
i left my hand and my heart on the dance floor.
stop callin’, stop callin’,
i don’t wanna talk anymore!
i left my hand and my heart on the dance floor.

eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
stop telephonin’ me!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
i’m busy!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
stop telephonin’ me!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh

can call all you want,
but there’s no one home,
and you’re not gonna reach my telephone!
out in the club,
and i’m sippin’ that bub,
and you’re not gonna reach my telephone!

[Beyoncé:]
boy, the way you blowin’ up my phone
won’t make me leave no faster.
put my coat on faster,
leave my girls no faster.
i shoulda left my phone at home,
’cause this is a disaster!
callin’ like a collector -
sorry, i cannot answer!

not that i don’t like you,
i’m just at a party.
and i am sick and tired
of my phone r-ringing.
sometimes i feel like
i live in grand central station.
tonight i’m not takin’ no calls,
’cause i’ll be dancin’.

’cause i’ll be dancin’
’cause i’ll be dancin’
tonight i’m not takin’ no calls, ’cause i’ll be dancin’!

stop callin’, stop callin’,
i don’t wanna think anymore!
i left my hand and my heart on the dance floor.
stop callin’, stop callin’,
i don’t wanna talk anymore!
i left my hand and my heart on the dance floor.

eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
stop telephonin’ me!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
i’m busy!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh
stop telephonin’ me!
eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh, eh

can call all you want,
but there’s no one home,
you’re not gonna reach my telephone!
’cause i’m out in the club,
and i’m sippin’ that bub,
and you’re not gonna reach my telephone!

my telephone!
m-m-my telephone!
’cause i’m out in the club,
and i’m sippin’ that bub,
and you’re not gonna reach my telephone!

we’re sorry the number you have reached is not in service at this time.
please check the number, or try your call again

Dikkat Fitness Çarpabilir!

Türk’ün ateşle imtihanı gibi bir şeydi sanırım bu benim için!

Karamürsel’de (little town that I am stuck in!) bir spor merkezi olduğunu keşfettiğimde öncelikle bir teknik gezi yapmaya karar verdim! Tabi alışkınız  fabrika teknik gezilerine falan..

İki üç gün önce gidip gördüm mekanı, aletler gayet güzel, ortam da iyi.. Dedim neden olmasın Koray Caner?! Zaten hala işin gücün yok, işsizler ordusunda bir nefersin! Evde üzerine oturup büyüteceğine kaldır da popoyu koş spor merkezine!

Sanırım iki saatten fazla süren bu ilk günde kendimi Sports International’da falan hissettiğimi düşündü insanlar. Böyle bi özen bi özen ki sormayın! Havlumla geziyorum içeride, hijyen tavanda!

Fitness Kills

Salonun sahibi diyebileceğimiz birisi var ortamda, sürekli birşeyler sormamdan sıkılan.. Sağolsun bana hangi alette ne kadar ne yapmam gerektiğini anlatıyor, iyi, hoş.. Ama sanırım benim beklentilerim epey epey farklıydı.. Yani “kaç gün geleyim, ne kadar yapayım, ne yiyip ne içeyim” modunda takılıyorum ben, adam bana “bundan 3 set yap yorulunca bırak” diyip kaçıveriyor falan.. Çok şükür ki daha iyi bir eğitmen var ortamda, benim taa çocukluk arkadaşım Baran.

O tabi böyle günde 3-4 saat geçiriyormuş, bionic-man olma yolunda ilerliyor, ama sağolsun yanlışlarımı düzeltti, epey yardımı dokundu ilk günden..

Bindiğim bisiklet 15 dakika sonunda bana 200 cal – 5.6 km diyiverince bi hoşnutluk olmadı değil bünyede. Tam da Eye of the Tiger moduna girmişken o ölümcül kol kanat bilmem ne çalışma aletleriyle karşılaştım işte!

Zor dostum, çok zor! Gerçekten, insan çok zorlanıyor ilk başta!

Ama işte biraz toparlanabilme ihtimali insana bu zorlukları aşmakta bire bir!

Haftada üç gün alet, bi iki gün ekstra da kardiyo için gitmeyi planlıyorum şu anda ama bakalım kazın ayağı gerçekten de öyle olacak mı?!

Unutmadan, salonda sanırım tek bir CD hazırlanmış, içinde Demet Akalın’dan Deniz Seki’ye garip bir karmaşa olan. Eğer kafalayabilirsem yarın öbür gün oradan Beyoncé, Madonna veya Lady GaGa şarkıları yükselebilir!

Yeni takıntı(mız) – GLEE!

Bu sezonki teni takıntım(ız) belli oldu!

GLEE

Nip/Tuck‘ın yaratıcısı Ryan Murphy boş durmamış, bu muh-te-şem diziyi de ortaya çıkarmış! Thank god!

FOX‘ta geçtiğimiz Mayıs’ta Pilot bölümü ile izleyici karşısına çıkan Glee, Eylül başında 2. bölümü ile geri dönüş yaptı.

Diziye şöyle bir bakacak olursak aslında bildiğimiz bir lise hikayesini bildiğimiz şekilde anlatır gibi yapıyor bu dizi. Olayın özü,  bir lisedeki müzikal topluluğunun oluşturulma süreci.

Ancak tabi ki bu kadar basit değil. Çünkü gençlerin çoğunluğu için glee bir aşağılanma sebebi. Sosyal tabakanın en altında kalmış eziklerin uğraşı. Gay işi.

Karakterlerle birlikte dizide neler olduğuna kısaca bakacak olursak…

GLEE

Topluluğun başına geçen Will Schuester ( Matthew Morrison) -üst sıra sol baş-  fazlasıyla optimist bir öğretmen ve kendisi de lise yıllarında müzikal topluluğuyla ülke finallerinde başarıyla yarışmış. Şimdi aynı başarıyı başına geçtiği gençlerde görmek istese de başarı çok uzak! Hem öğrencilerin farklılıkları, hem de okuldaki pon pon kız takımının başındaki Sue Sylvester (Jane Lynch) – üst sıra soldan ikinci –  tarafından aşağılanıp durmaları dizi boyunca bizi “no way!” diye haykırtıyor!

Müzikal topluluğunda ilk bölümde gördüğümüz çekirdek kadro ise apayrı dünyaların insanları – tek ortak özellikleri “loser” olmaları.

Kurt (Chris Colfer) – Moda düşkünü, darama queen!  - üst sıra sağ baş -

Mercedes (Amber Riley) – Vokalistlik yapamayacak kadar diva!  - alt sıra sağ baş -

Arty (Kevin McHale) – Tekerlekli sandalyede bir gitarist! – alt sıra soldan ikinci -

Tina (Jenna Ushkowitz) – Ah bir de konuşabilse, kekeme! – alt sıra sol baş -

Rachel (Lea Michele) – Poh poh perisi? Evet, bu o! – üst sıra sağdan ikinci -

Finn (Cory Monteith) – Loser olmayan tek o, futbolcu çünkü!  - alt sıra sağdan ikinci-

Bu gördüğünüz karakterler ve/veya diğerleri, performanslarıyla tam 40 dakika boyunca sizi müzikal bir dünyada kahkahalara boğuyorlar. Hastalık derecesinde titiz bir rehberlik öğretmeni (üzümleri birer birer silip öyle yiyor!), para söz konusu olunca kaplan kesilen  bir okul müdürü, ve giderek yakından tanıdığımız pek çok farklı karakterle sezonun en renkli dizilerinden birisi olmaya aday Glee.

Dizinin FOX tarafından hazırlanan tanıtımlarından bir kaçı var sırada.

Sadece bir gençlik dizisi değil elbette. Her bölümde birbirinden güzel performanslar yer alıyor. Bugüne kadar gördüklerimiz arasında Rehab, Gold Digger, Push It, Taking Chances , Single Ladies gibi inanılmaz şarkılar var. Tabi ki pek çok müzikalden duyduğumuz parçalar da dizide sıklıkla kulağımıza çalınıyor. Bu performansları OST olarak bulmak da mümkün olacaktır yakın zamanda, eminim.

Son olarak, bu hafta yayınlanan 4. bölüm, Preggers‘taki muhteşem Single Ladies performansı ile Kurt karşınıza geliyor! - ki not düşeyim, kendisi burada şarkıyı söylemiyor, sadece dans ediyor!! Wow!

Sıklıkla Glee performansları paylaşacağım buradan, duyurayım. Bıkmak yok!

Bıkmayın, siz de takip edin!

Onları Facebook – Twitter – Myspace ve aşağıdaki adreslerde bulabilirsiniz.

http://www.fox.com/glee/

http://en.wikipedia.org/wiki/Glee_(TV_series)