Monthly Archives: Mart 2010

[moda / fashion]

Alexander Wang Gang

Alexander Wang Gang

Alexander Wang, Interview ile yaptığı söyleşide karşımıza çetesiyle çıkmış.

Alexander Wang Gang

Kendisi için ilham kaynağı olan, tasarımlarını taşıyan ve sürekli çevresinde dolaşan bu çekici kadınlardan bahsetmemiş belki bu röportajında, ama bizler onun heyecanı ve bakış açısıyla ilgili ufak da olsa bir şeyler yakalıyoruz bu yazıda..

Alexander Wang Gang

19 yaşında yarattığı markasıyla dikkatleri üzerine çekip kısa zamanda güzel adımlar atan Wang, bakalım yükseldiği yerde kalmayı becerebilecek mi?

Alexander Wang Gang

Alexander Wang ile yapılan bu röportajı okumak için Interview sayfasına doğru tık tık!

[o benim dünyam / that's my world]

Çocuk Dünyası

Yaratıcılık nedir?

Bu sorunun cevabını vermek çok güç, son zamanlarda Portfolio sayesinde buna iyice emin oldum.

Beyin dediğin kıvrım kıvrım, her kıvrımında milyonlarca şimşek çakıyor.

Şimdi bu kıvrımlardan bir şeyler döküp duran bir adamın işlerinden örnekler geliyor.

Tim MacPherson bu işlerle bir çocuğun kısıtlanmamış yaratıcılığını bize anlatırken kendisi de yine çocukları kullanmış.

Tim MacPherson

Dünyanın en hızlı motorsiklet yarışçısı, işte bu odadan çıktı! Çöp kutuları, süzgeçler, raket çantası ve sepetlerden oluşan bu son model (!) motorsikletle büyüdüm!


Tim MacPherson

Vahşi Batı’ya gitmek için gerçek atlara, çöllere ve azılı haydutlara ihtiyaç duyduğumu kim söyledi ki? Ben bir örtü ve iki tabureyle en azılı haydutları bile yola getirebilen bir kovboy olabilirim!


Tim MacPherson

İki örtü ve onlarca beyaz çamaşır, bana güney kıyısının en büyük dalgasını getirdi! Artık benden daha iyisi yok!

Tim MacPherson

Eğer bu kadar çok alıştırma yapmasaydım, şimdi kayağa giderken ödüm patlıyor olurdu. Ama benim kendi kayak pistim vardı, hem de evimde!

Çok basit 4 çekim var yukarıda. Ama bakıp inceleyip ilk şoku atlattığınızda, hiç de basit bulunamayacak işler bunlar. Yaratıcılık? Var olana tekrar, başka bir gözle bakmak? Yeni dünyalar yaratmak? Düşünüp duralım bunun üzerinde biraz.

[moda / fashion]

Black Panther / Tribal Wild

Dergilerde bizlere yol göstermek için hazırlanan seçimleri genelde beğenemem ben. Sanki daha çok reklam veren ya da sponsorluk sağlayan markalar daha çok yer buluyormuş izlenimi yaratır bende nedense. Tabi ki kimse alınmasın, gerçeklik payı düşük olabilir bu söylemin.

Yine de beğenemem, bir yanlışlık bulurum hep. “Bu mudur?” der, geçerim o sayfayı.

Ancak “görselliğe düşkün erkeklerin dergisi” olarak tanımlayabileceğim Guapo Magazine tarafından hazırlanan bu seçimler gerçekten hoşuma gitti.

Black Panther , siyahın asi yanını da asil yanını da yansıtan ürünlerden oluşturulan güzel bir seçim.

Black Panther

Farklı tarzlarda kendine yer edinebilecek güzel parçaların bir araya geldiği bu seçimde benim en beğendiğim parçalar ise 5 -6 ve 10 numaralar.

Özellikle gözümü ayıramadığım 5 numaradaki Adam Kimmel sweatshirt, benim ol! O olmazsa 7 numaradaki DSQUARED şapka!

Tribal Wild ise bu sene gözümüzün içine içine sokulan doğa esintili ürünlerin karşımıza çıktığı bir seçim.

Tribal Wild4-5-6-9 ve 10 numaralara dikkatinizi çekmek istiyorum aslında. Bunların içinde 6 numaradaki Missoni ayıcık gerçekten her gece sarılıp renkli rüyalara dalabileceğim bir şey! Ve tabi 5 numaradaki Alexander McQueen kot pantolon, muazzam!

Aslında her ürün için güzel kullanım alanları keşfedebilirim sanırım.Siz de bir inceleyin, bakalım erkeklerin üzerinde bunların hangilerini görmekten mutluluk duyacaksınız.

[moda / fashion]

A Winter Carol

VincentSchoepfer1

carol, genellikle Noel’de söylenen şarkılara verilen isim..

A Winter Carol ise Vincent Schoepfer adlı tasarımcının 2011 Kış için hazırladığı koleksiyonun adı..

VincentSchoepfer2

Renklerin kimseye ait olmadığını çok güzel anlatıyor aslında Schoepfer. Erkekler için “iddialı” diyeceğiniz pembeler, morlar, onun koleksiyonlarında ince ince işlenip kendine hayran bırakıyor bizi.

VincentSchoepfer3

Hem fazlasıyla tarz, hem de ulaşılabilir ürünler üretmeyi amaçlıyormuş kendisi. Amacına ulaşmış sanırım. Çünkü parçaların hepsi birbirinden güzel.

VincentSchoepfer4

Erkekler için pelerin modasını getirebilecek kadar güçlü mü bilmiyorum, ancak paçaları o da kıvırmış. Hazır olun beyler, bu sene bolca paça kıvırmaca göreceğiz.

VincentSchoepfer5

Gördüklerinizi beğendiyseniz ve Vincent Schoepfer tasarımı diğer koleksiyonları görmek isterseniz doğru buraya!

not: koleksiyonların isimleri de parçalar kadar tatlı. Gossip Boy, Little House, Good Boy, Genuine Nerd, Tie Break, Gentelman Only, Home Sweet Homme

[moda / fashion] [müzik / music]

Bad Girl Gaga feat Honey Bee – Telephone (Video)

Lady Gaga

Hello hello baby you call I can’t hear a thing..

Bekledim.. Heyecanla bekledim hem de..

Lady Gaga, en az Bad Romance kadar iyi bir klip çeksin, yine kendini aşsın diye bekledim..

Erkenden kalktım, klip yayınlandıktan yaklaşık 1 saat sonra izlemek için bilgisayar başına kuruldum..

Türk Telekom, tüm marifetiyle bu keyiften alıkoydu beni.. Bu nasıl bir yavaşlık, bu nasıl bir altyapı eksikliğiyse artık..

Geleneksel hale gelen “Türk Telekom’u kötüleme” seanslarımı aşıp, zar zor yüklenen 9dakika 32saniye uzunluğundaki  ”Telephone” video klibini izlemeye koyuldum..

Evet, doğru.. neredeyse 10 dakika süren bir “şey” bu.. Ama cidden “klip” değil bence..Bu “şey”, televizyon kanallarında saat başı görünsün, günde 15 kere izlensin diye hazırlanmış olamaz.

Beğenerek dinlediğiniz bir şarkının klibi nasıl olsun istersiniz? Hani çıksın kanallarda, izlerken de zevk alayım, kapılıp gideyim .. Belki bir iki değişiklik olur şarkının akışında, düete uydurmak için falan.Ama Telephone için durum tamamen farklı..

Bu sefer amaç “Lady Gaga ve Beyoncé ile bir kısa film çekelim, arka fonda da bir şarkı olsun..emm.. ne olsa ya.. dur Telephone var onu koyalım” kadar basit.

Şarkı da normalde kısa bir şarkı değil evet, neredeyse 6 dakika.. Ancak en azından geçişleri düzgün,akıyor. Ama bu klip, çeşitli zamanlarda uzun diyaloglarla kesiliyor, şarkıyı dinlerken girilen mod asla yakalanmıyor.

Bunu göz ardı etmek mümkün mü bilmiyorum ama hadi bir an göz ardı edelim, işte o an bu klip benim gözümde görsel olarak yine farklı deneyimler sunan ve çok eğlenceli bir Lady Gaga yaratıyor. Bazı sahnelerdeki mizah öğeleri o kadar şok edici çıkıyor ki, bi anda klibin ağır havası dağılıyor.

Klipte pek çok sponsor sık sık gözümüze sokuluyor, eh tabi Queen B’yi bu kadar uzun bir klipte oynatmak epey masraflı olmalı :)

Klip, veya artık adı her neyse, bu kadar uzun olunca, incelenecek bir hayli sahne çıkıyor karşımıza. Tek tek anlatmak mümkün olmadığı için zaten bu 10 dakikalık deneyimi size bırakıyorum.


[Ben şimdilik ilk saatlerin heyecanıyla Youtube'daki orjinal halini koyuyorum. İlerleyen günlerde Vimeo'da kaliteli bir versiyon bulduğumda onunla değiştireceğim bunu. Ama siz sabırsızlanıyorsanız şu anda Vimeo'da düşük kaliteli bir versiyonu da mevcut.]

Bakalım siz Lady Gaga ile Beyoncé arasında tutturulan bu garip kimyayı nasıl bulacaksınız.

not: klip ülkemizde RTÜK engeline takılır, lezbiyen aksiyonlar içerdiği için

not2: klipte Kill Bill’den hatırladığımız Pussy Wagon var

not3: Beyoncé ile Lady Gaga arasında da dostluktan öte bir bağ var imajı çizilmiş

not4: kıyafetleri iyi inceleyin, çok kafa kurcalayan detaylar bulacaksınız

[müzik / music] [o benim dünyam / that's my world]

Lady Gaga, Sibel Can’a Karşı

Lady Gaga

Lady Gaga‘nın merakla beklediğimiz yeni video klip çalışması Telephone, bir kaç gün içerisinde karşımızda olacak!

The Fame Monster albümünden gelen ikinci single olan Telephone’da, Beyoncé , Lady Gaga’ya güçlü vokaliyle eşlik ediyor.

Tam bir dans parçası, danceFLOORsmashHit!

ilk dinlediğimden beri yerimde duramıyorum!

Video klip ilk açıklamaya göre bugün çıkacaktı ancak son resmi açıklama bir kaç gün daha beklememizi söylüyor. Bu bekleyiş sırasında da yeni promo fotoğraflar karşımıza çıkıyor.

[not: ben bu yazıyı yazarken resmi açıklama geldi, 9 dakikalık video klip 11 Mart 2010 Perşembe geceyarısında karşımızda olacak, Türkiye saati ile Cuma oluyor, tabi ki burada yayınlayacağım]

Lady Gaga

[dans sahnelerinden birisi, her şey çok parça parça sanki bu sefer]


Lady Gaga

[kliple ilgili fısıltılar, klibin hapishanede geçeceği yönündeydi..]


Beyoncé

[üstündeki her neyse,bayıldım! that's ma girl!]


Bu fotoğrafların arasında bir tanesi var ki, ilk gördüğüm andan beri aklımda çok deli bir çağrışımla yer edindi. Ve bunu tekrar tekrar düşünüp kahkahalar atmaktan kendimi alamıyorum!

Lady Gaga

Koray: Bu ahize..Bu kafadaki kola kutuları..Çok tanıdık.. Ama bir şey eksik sanki..

Caner: “Daha neler amanın daha neler, amma da abarttın”

Koray: Hay ağzını öpeyim lan, Sibel Can!

sibelcan2

“Çantada Keklik” klibini izlemiş olanlar bu görüntüyü anında hatırlayacaklar..

Sen yıllarca Türkiye’de garip şarkılar garip klipler üreten insanları eleştir, yap et..

Manyak manyak sevdiğin Lady Gaga gidip aynısını yapsın..

“Oha oğlum Lady Gaga yapıyorsa bi bildiği vardır heleyöö” diyerek kurtarmaya çalışmayacağım.

Bundan sonra Sibel Can, gözümde uluslararası standarda sahiptir!

not: daha neler , daha daha neler , amma da yaptın koraycaner

[o benim dünyam / that's my world]

Eğlence Garantisi, Eyyvah Eyvah

eyyvaheyvah1

Uzun zamandır bir şeyi izlerken bu kadar kendimden geçmemiştim ben..

Türkiye’deki komedi anlayışı beni hep germiştir. Bu GORA için de böyle, Recep İvedik için de.. Ne zaman “Türk Komedi Filmi” dense, bi ürperirim ben. Bir yerlerden çıkacak kutsal bir damacana kafamıza çarpabilir, çılgın bir dersanede bulabiliriz kendimizi.. Ya en ucu bucağı kestirilemeyen küfürler, ya 6 yaş zekasına hitaben komiklik çırpınışları..

Ama geçtiğimiz Pazar, aile sinema kuşağı tadında izlediğimiz Eyyvah Eyvah , Türk işi komedilere bakışımı değiştirdi resmen.

Dolu bir salonda, film boyunca hiç durmadan kahkahalar atan yüzlerce insan..

Bu insanları eğlenceye boğan,o kadar kendi halinde, o kadar sevimli bir film ki neresinden nasıl anlatayım bilmiyorum..

eyyvaheyvah2

Ata Demirer’in yarattığı Geyikli’li Hüseyin Badem, Ata’nın Korsan TV zamanlarından çıkma karakterlerden beslenen muhteşem bir tipleme. Hani Recep İvedik’in yerine yeni halk kahramanımız o olsun! Ciddiyim! Konuşması, hareketleri, saflığı, duygusallığı ve belayı kendine çekmesiyle seyirlik!

Demet Akbağ’ın muhteşem oynadığı Firuzan, Bir Demet Tiyatro günlerindeki Züleyha’nın biraz daha tornadan geçmişi, şöhrete yakın hali..Yaratılan karakteri çok güzel taşıyor Demet Akbağ. Sahnedeki hareketler, detaylar..

Bu ikili film boyunca oyunculuklarıyla harikalar yaratmış.

eyyvaheyvah3

Çok ince esprilerle döşeli zeka küpü bir film değil belki ama olayların akışı ve karakterlerin başına gelenler, gerçekten bir noktadan sonra “yeter yahu yeter dursun film artık gülmek istemiyorum” kıvamına getiriyor izleyenleri.

Filmin müziklerine ayrı bir parantez açmak lazım çünkü filmin eğlencesini yaratan unsurlardan birisi de film boyunca sürekli bizimle gelen güzel müzikler.. Açılış sahnesinde karşımıza çıkan anonim “Halimem” , filmi izleyen herkesin diline günlerce yapışıyor, filmin eğlencesini katlıyor.

Ben önyargılarınızı yıkıp bu filmi deneyin derim.. Gülmek garanti, eğlenmek garanti .. Ama inat edip gülmemeye karar verdiyseniz bile Demet Akbağ, Salih Kalyon, Bican Günalan, Tanju Tuncel ve daha bir çok güzel ismin oyunculuklarını görmek bile yeterli olacaktır.

Filmin resmi internet sitesi için tık!

Filmin Facebook sayfası için tık!

[o benim dünyam / that's my world]

Yaratıcı Blogger Ödülleri

yaratıcı blogger ödülleri

Bir süredir bloglarda “Yaratıcı Blogger Ödülü” başlıklı yazılara denk geliyorum. Bu ödülü bloggerlar yazılarını beğendiği, takip ettiği ve temelde yaratıcılığına güvendiği 7 blogger’a veriyormuş.

Sevgili Alışveriş Cini , beni Yaratıcı Blogger Ödülü’ne layık görmüş. Çok teşekkür ederim, mutlu oldum :)

Ben açıkcası böyle severek takip ettiğim onca blog ve blogger arasından birilerini seçmeyi çok zor buluyorum ve hani kimseyi kimseden ayırmak istemiyorum yahu :)

Ama format gereği dizmek lazımmış, ben de şu an önümde açık olan 7 tane blog sayfasını paylaşayım sizlerle. Bu bloglardan pek çoğu bu adı geçen ödülü zaten aldı. Tabi ki ortak noktaları hepsinin yaratıcılık yönünden bir sesler gelmesi. Tıkır tıkır işleme sesi.

Kanka Nerdeyim Ben?

Anlamarama

Styleboom

Fashion By Siu

Bilun Şen

Off Ne Giysem

Vintage Peony

Bazı yazılarda ödülü alanların ödül konuşması niteliğinde kendileriyle ilgili bir şeyler söylemeleri istenmiş. Ben burada direk eski iki yazıma yollamak istiyorum merak edenleri :)

Maddenin Koray Caner Hali ve Maddenin Koray Caner Hali II

[moda / fashion]

Hayat Çağırıyor, Bahar Geliyor

Bugün bir çeşit yolculuk yapacağız fotoğraflar arasında..

Son zamanlarda karşıma çıkan fotoğraflar birbirini çağrıştırınca, dedim hepsini tek solukta anlatayım..

Bu yazının çıkış kaynağı Levi’s ..

Levi’s , İlkbahar Yaz 2010 kampanyası için hazırladığı bu görsellerle içimi ısıttı..

Life is calling // Hayat çağırıyor” başlıklı fotoğraflar gerçekten çok hoşuma gitti..

levislife2levislife3levislife1

Bu ışıltılar ve gökkuşakları arasında aklım Steven Meisel‘in “Print and Pattern” çalışmasına takıldı..

Baharın gelişini görebileceğin, güneşi iliklerine kadar hissettirecek bu çekimler yolculuğun ikinci durağı..

printpattern1

printpattern2

Bu fotoğrafların hepsinde canlılık ve ışıltıların yanı sıra ortak bir nokta var gözüme takılan/hoş gelen..

O da bu baskılı/desenli çoraplar.. Bugünün üçüncü ve son durağı : “Les Queues de Sardines

Rengarenk çoraplarla dolu bir bahar için, İlkbahar Yaz 2010 sezonu internet sitesinde incelenebilir ..

Ağzınıza çalınacak bir parmak bal ise aşağıda..

stockings1

stockings2

Artık havalar ısınsın, rengarenk olalım, ışıl ışıl