In Istanbul, days are eager to meet the night. Or, this is an imaginary capsule that I’m in!
Geldiğimden beri zaman nasıl geçti anlayamıyorum. Ama anlamasam da anlatabilirim sanırım. Here we go!
İstanbul’da günün değeri farklı. Ya da uzaktan çalan davulun sesi bu, hoş…
Daha gün gözünü açmamışken indim toprağa, bir kapı önünde kitap okurken buldum kendimi. Sonrasında oradan buraya koşuşturmalar, derken gece..
Gecesi güzel buraların, gündüzüne pek kafam gitmiyor. Gecesinin serinliğinde oradan oraya gidiliyor ya, onu seviyorum ben! Dans ederken terleyince üstünü başını kurutan o boğaz esintisine düşkünüm daha çok.
Asmalı Mescit‘te herkes birbirine bakıyor. Eğlenmeye gelmemişler sanki, amaç : Gözlemlemek!
Ha sanki İstiklal‘in diğer köşeleri farklı mı?
Upuzun yol, karşılıklı bakışmalarla, birbirini tanımayan insanların karşıdaki gözlerde bir tutacak aramasıyla geçiliveriyor bir anda.
Gün sabahı gösterince hiç bilmediğimiz sokaklarda ilerliyoruz. “İstanbul’un orta yeri” diye geçiriyorum aklımdan dudaklarımın ucuna iliştirdiğim ufacık bir gülümsemeyle. Aslında orta yerinde olup da bilmemek sokakları, dokunuyor kanıma, ama belli etmiyorum sağıma soluma.
Bu gece ise Beyoğlu‘nun başka bir kucağında, Tünel‘de geçiyor, alkolizmayı bir tavanarası rüzgarına kavuşturarak.
Bottoms up!!
Ufacık bardaklar dikiliyor havaya! Bir daha! Ve bir daha!
Shot! Shot! Shot!
Dudak ucunda sarkıtılan gülümsemeler yayılıyor çehrelere, biz yana yana ateşe gidiyoruz bir inanışa göre. Bize göreyse sadece alevler içerisinde farklı içecekleri deneyip gençliğimize ekliyoruz maceralarımızı.
Sabahın nasıl geldiğini söylemeye lüzum yok! HANGOVER!!!
Böyle ağzı yayayark söyleyince aslında bazen Cengaver’e benzemiyor değil hani.
Anyways
O son günü denize bakarak geçiriyoruz, hem de Bebek ‘ten.
Boğazda gezinen kahve aroması, uzun zaman sonra gelen muhabbetin tatlı kreması, o gördüğüm yüzleri unutmama çabası.. Derken, it’s over now..
İstanbul’dan arda kalan bu kadar bir yazı değil elbet. Hem daha çok yolumuz düşecek 34’e. Bu, şimdilik, kısa bir hatırlatma okuyana da yazana da: Unutma, 34 orada!


Leave A Reply